| Aslına bakılırsa istediğimi hiç sanmıyorum. Gündüz içki içen tiplerden değilim. | Open Subtitles | . في الواقع ، لا أظن أنني أبالي بأي نوع أنا لا أشرب كثيراً أثناء النهار |
| Ama onu unutabileceğimi hiç sanmıyorum. | Open Subtitles | لكنني لا أظن أنني سأكون قادرة على نسيانه |
| - Evet. Büyük bir kavga ettik. Bir daha geri döneceğini sanmam. | Open Subtitles | لقد نشبت بيننا مشاجرة عنيفة و لا أظن أنني سأراه ثانية |
| Bak, barlarda takılan bir çatı tamircisi istediğimden emin değilim. | Open Subtitles | لا أظن أنني سأثق بصانع أسقف يقضي وقته في الحانات |
| Tekrar göreceğimi zannetmiyorum. | Open Subtitles | . لا أظن أنني سأراها ثانية |
| Bunu yapacak otoriteye sahip olduğumu düşünmüyorum. | Open Subtitles | ..أنا لا أظن أنني أمتلك السُلطة .لأقوم بالتصرف على ذلِك النحو |
| Daha fazla uzman dinlemek ister miyim bilmiyorum. | Open Subtitles | لا أظن أنني أريد سماع المزيد من الخبراء |
| Neyse, soruna gelirsek bunu yapmak istediğimi sanmıyorum. | Open Subtitles | على كل حال , بخصوص سؤالك لا أظن أنني أريد فعل هذا |
| - hiç sanmıyorum ama şununla devam edelim. | Open Subtitles | لا أظن أنني أفعل هذا, و لكن دعنا ننتقل لهذا عوضًا عن هذا الحديث. |
| İçimde yine deneme cesareti kaldığını hiç sanmıyorum. | Open Subtitles | لا أظن أنني لديّ رغبة في المحاولة مُجدّداً |
| Ally'ye bu şekilde davranabileceğimi hiç sanmıyorum. | Open Subtitles | لا أظن أنني أستطيع فعل هذا مع آلي |
| Böyle bir şey yapabileceğimi hiç sanmıyorum. | Open Subtitles | لا أظن أنني أستطيع أن أفعل شيئا كهذا |
| Para teklif ettiğinde bunun tuhaf olduğunu düşündüm fakat bu konuda kaba olduğumu hiç sanmıyorum. | Open Subtitles | أعتقدت أنه عمل غريب بعض الشئ أن يعرض مالًا، ولكنني لا أظن أنني كنت فظًا فيما فعلته! |
| Böyle dediğimi hiç sanmıyorum. | Open Subtitles | لا أظن أنني قلت هذا - هيا بنا - |
| Çalmaya devam edin, bir daha unutacağımı sanmam. | Open Subtitles | أستمر بعزفها, لا أظن أنني سأنسى ثانية |
| Buradan çıkacağımı sanmam Cobb. | Open Subtitles | " لا أظن أنني سأخرج من هنا يا " كوب |
| Bu tonda yeşili gördüğümden bile emin değilim. | Open Subtitles | لا أظن أنني رأيت درجة اللون الأخضر هذه من قبل |
| Şu anda konuşman gereken kişinin ben olduğuma emin değilim. | Open Subtitles | أنا حقاً لا أظن أنني أفضل شخص تستطيعين التحدُّث معه بهذا الأمر الآن |
| Tekrar göreceğimi zannetmiyorum. | Open Subtitles | . لا أظن أنني سأراها ثانية |
| Kimseye yardım ettiğimi zannetmiyorum. | Open Subtitles | لا أظن أنني قد ساعدت أي أحد. |
| Bunun için doğru kişi olduğumu düşünmüyorum. | Open Subtitles | لكني لا أظن أنني الشخص المناسب لهذا |
| Hiç de güvende olduğumu düşünmüyorum. | Open Subtitles | لا أظن أنني سأكون أبداًً... بأمان |
| Gerçekten, bu gece uyuyabilir miyim bilmiyorum. | Open Subtitles | جدّية، لا أظن أنني سأنام الليلة |
| Önümüzdeki cumartesi gitmem gereken bir okul yemeği var ve açıkçası gitmek istediğimi sanmıyorum. | Open Subtitles | لدي عشاء في الجامعة لأذهب اليه ليلة السبت صراحة لا أظن أنني سأذهب |