Sayın Başkan, bunun gündemde olduğunu sanmıyorum. | Open Subtitles | سيّدي الرئيس، لا أعتقد أن ذلك مدرج على جدول أعمالنا اليوم |
Oğlanlar, bunun iyi bir fikir olduğunu sanmıyorum, ya siz? | Open Subtitles | أيها الأولاد، أنا لا أعتقد أن ذلك كان فكرة جيدة، أليس كذلك؟ |
Bence bu hiç komik değil D'Arnot. | Open Subtitles | أنا لا أعتقد أن ذلك مضحكُ جدا يا (دارنوت). |
- Bence bu imkansız. | Open Subtitles | لا أعتقد أن ذلك ممكن سيدي |
Onlara eşcinsel olmadığımı söylememin yardımı olacağını hiç sanmıyorum. | Open Subtitles | لا أعتقد أن ذلك سيهمهم اذا علموا انى لست شاذا |
Çığlıkları bu yüzden attığını hiç sanmıyorum. | Open Subtitles | لا أعتقد أن ذلك كان سبب صراخها |
Bunun mümkün olacağını sanmıyorum. | Open Subtitles | لكنّي لا أعتقد أن ذلك , حدث بالمصادفة |
Uykusuzluk çekiyor. Bunu çok iyi anlıyorum, ama sorunun tek başına bu olduğunu sanmıyorum. | Open Subtitles | متفهّمة تماماً، لكنّنى لا أعتقد أن ذلك هو السبب فقط |
Bunun onun için bir sorun olduğunu sanmıyorum tatlım. | Open Subtitles | لا أعتقد أن ذلك مشكلة بالنسبة لها عزيزتى |
Onun, benim yaptığım bir şeyle etkilenecek biri olduğunu sanmıyorum. | Open Subtitles | لا أعتقد أن ذلك الشخص بإمكانه أن يشعر بالتأثر حيال أي شيء أفعله |
Bunların tutuklama için yeterli olduğunu sanmıyorum, | Open Subtitles | حسنا .. لا أعتقد أن ذلك دليلا كافيا للقبض |
- ...bunun gerekli olduğunu sanmıyorum. | Open Subtitles | لا أعتقد أن ذلك ضروري يمكنك أن تحتفظ بهذا الهراء لنفسك |
Ama bunları kahve falına bakarak söylediği için pek güvenilir olduğunu sanmıyorum. | Open Subtitles | ولكنها أيضًا تقرأ الفنجال، لذا لا أعتقد أن ذلك موثوق للغاية. |
Bence bu yüzden kovulmadın. | Open Subtitles | لا أعتقد أن ذلك سبب طردكّ |
Bence bu hiç komik değil. | Open Subtitles | لا أعتقد أن ذلك مضحك |
O İspanya Kralı, Jack. Bence bu sayılmaz. | Open Subtitles | إنه ملك (إسبانيا) يا (جاك)، لا أعتقد أن ذلك يحتسب |
Bu işin kolaylıkla çözülebileceğini hiç sanmıyorum. | Open Subtitles | آيش.. لا أعتقد أن ذلك سيكون أمراً سهلاً |
Bunun seni ilgilendirdiğini hiç sanmıyorum. | Open Subtitles | لا أعتقد أن ذلك من شأنك |
Bunun zor olacağını hiç sanmıyorum. | Open Subtitles | نعم، لا أعتقد أن ذلك صعب |
Bunun mümkün olacağını sanmıyorum. Robin, henüz gelmedi. | Open Subtitles | . لا أعتقد أن ذلك سيكون محتمل . (روبن) لم يحضر حتى الآن |