Bana güzel şeyler söylemek zorunda değilsin. | Open Subtitles | لا داعي لقول كلام جميل لي لم أدفع لك من أجل هذا |
Bir şey söylemek zorunda değilsin, tatlım. Anlıyorum. | Open Subtitles | لا داعي لقول شيء يا عزيزي، أنا أتفهم. |
Birşey söylemek zorunda değilsin. | Open Subtitles | لا داعي لقول أي شيء |
Söylememe gerek yok tabii, ben de ona daha dürüst göründüm. | Open Subtitles | لا داعي لقول أنني أصبحت واعداً. |
Söylememe gerek yok, gizliliğin açığa çıktı. | Open Subtitles | لا داعي لقول. بأنك أخفقت يا صاح |
İyileşeceksin. Taşıyıcıyı bulduk. Bunu söylemene gerek yok, Sam. | Open Subtitles | ستكونين بخير وجدنا الحيوان المضيف لا داعي لقول هذا سام |
- Ben asla böyle bir şey söylemedim. - söylemene gerek yok. | Open Subtitles | أنا لم أقل ذلك أبداً لا داعي لقول ذلك |
Bunu söylemek zorunda değilsin. | Open Subtitles | لا داعي لقول ذلك |
Bir şey söylemene gerek yok. Tekrar yapma yeter. | Open Subtitles | لا داعي لقول أيّ شيء إنّما لا تكرّر ذلك |
Kızım, söylemene gerek yok. Anlıyoruz. | Open Subtitles | لا داعي لقول ذلك يا فتاة، فنحن نفهمك |