| Başka bir yolu yok. Ayrıca olsa bile sana yardım etmezdim. | Open Subtitles | لا وسيلة أخرى، ولو كان بإمكاني المساعدة، لما فعلت. |
| - Dediğin yerde koşu yaptığını kanıtlamanın yolu yok. | Open Subtitles | لا وسيلة لتأكيد أنك كنتِ تركضين عندما قلت أنك كنت تفعلين ذلك |
| Buradan başka çıkış yolu yok. Sana ihtiyacım var. | Open Subtitles | لا وسيلة للخروج من هنا الآن، سأحتاجكِ |
| Böyle bir durumdan korunmanın imkânı yoktur. Üzgünüm, özür dilerim. | Open Subtitles | لا وسيلة لان تحمي نفسك من مثل هذه الامور اسف... |
| Böyle bir durumdan korunmanın imkânı yoktur. | Open Subtitles | لا وسيلة لان تحمي نفسك من مثل هذه الامور |
| Birşeylerin neden olduğunu bilmenin bir yolu yok. | Open Subtitles | لا وسيلة لمعرفة لماذا تحدث الأشياء |
| Oraya ulaşmanın bir yolu yok. | Open Subtitles | لا وسيلة لذهابك هناك |
| Başka yolu yok, oğlum. | Open Subtitles | لا وسيلة أخرى يا بُني. |
| - Onlarla irtibata geçmenin bir yolu yok mu? | Open Subtitles | لا وسيلة للإتصال بهم؟ لا |
| Bunun başka bir yolu yok. | Open Subtitles | لا وسيلة أخرى يا بُني |
| Başka yolu yok, oğlum. | Open Subtitles | لا وسيلة أخرى يا بُني |
| Başka bir yolu yok. | Open Subtitles | لا وسيلة أخرى. |
| Başka bir yolu yok. | Open Subtitles | لا وسيلة أخرى. |
| Başka yolu yok. | Open Subtitles | لا وسيلة أخرى |