| Hırçın tavırlarıyla etrafta kabadayılık ediyor ama biliyorum ki, iç dünyasında Dayanılmaz bir yalnızlık çekiyor. | Open Subtitles | يتصرف بصرامة ويتبختر في الأرجاء لكن في أعماقه أعلم بأنه وحيد بشكل لا يحتمل |
| Onlara bağırmayı kesmelerini söyleyin. Dayanılmaz bir şey. | Open Subtitles | أخبريهم ان يتوقفوا عن الصراخ هذا لا يحتمل |
| En iyi günümde ağrı sadece "Dayanılmaz" oluyor, ama kötü günlerimde tüm yaşama gücümü emiyor. | Open Subtitles | ألم في أفضل الأيام لا يحتمل لكن في أسوأ الأيام يمتص الحياة من داخلك |
| Eğer doğruysa, bu korkunç. | Open Subtitles | إن كان هذا ما حدث فهو امر لا يحتمل |
| Trende korkunç bir sıcak vardı... ama bütün seyahatlerin zorlukları vardır. | Open Subtitles | الجو الحار فى القطار كان لا يحتمل... ولكن السفر دائماً يكون شاق. |
| Ben de sana hayranım ve sen katlanılmaz derecede aleladesin. | Open Subtitles | أنا معجبة بكِ وأنت مسترجلة بشكل لا يحتمل. |
| En iyi günümde ağrı Dayanılmaz oluyor fakat kötü günlerimde yaşama gücümü emiyor. | Open Subtitles | ألم في أفضل الأيام لا يحتمل لكن في أسوأ الأيام يمتص الحياة من داخلك |
| Dayanılmaz acılar içinde bir hayat sürecek. | Open Subtitles | أنت قلتها بنفسك, سيعيش حياة مليئة بالألم لا يحتمل و عذاب |
| Benim şahsen ikinci dediğimde pek bir tecrübem yok ama acının Dayanılmaz olacağını düşünebiliyorum. | Open Subtitles | أنا شخصيا ليست لدي خبرة مع الخيار الثاني لكني أتخيل أن الألم لا يحتمل |
| Bayan Brawne, bu biliyorum, size olduğu kadar benim için de Dayanılmaz. | Open Subtitles | انه لا يحتمل لي كما هو لكم السيد كيتس مات |
| Ama bazen Dayanılmaz olduğunu tahmin edebiliyorum. | Open Subtitles | ولكن يمكنني التخيل بإنه لا يحتمل في أحياناً. |
| Asıl Dayanılmaz olan seni gerçekten.. ..kaybediyor olmam. | Open Subtitles | تساؤل عما إذا كنت خسرتك حقًا كان لا يحتمل |
| Sırtı ağrıyordu fakat eskiden acının Dayanılmaz olduğu zamanlardaki kadar değil. | Open Subtitles | ظهره كان يألمه قليلاً ولكن ليس كما كان في الماضي عندما كان الألم لا يحتمل |
| Ben acıya alışkınımdır Winston. Ama bu artık Dayanılmaz hâle geldi. | Open Subtitles | الألم ليس غريباً عليّ يا "وينستون" لكن بات هذا لا يحتمل. |
| O iğrenç ahıra, o Dayanılmaz karıya şişko hıyarın ve çekilmez itin yanına dönmeye niyetim yok. | Open Subtitles | ليس لدي أي نية في العودة إلى ذلك الكوخ المثير للاشمئزاز مع تلك المرأة التي لا تطاق وذلك البدين المقرف .. و الكلب الذي لا يحتمل |
| Dayanılmaz bir hâl aldı. Bu ıstıraba bir son verin! | Open Subtitles | الألم , إنه لا يحتمل خلصيني من معاناتي |
| Fazla vaktimiz yok. Ağrı artık Dayanılmaz hale geldi. | Open Subtitles | لا يوجد وقت تقريباً الألم لا يحتمل |
| "Sonuç olarak kişi korkunç bir şekilde can vermesinin yanında durmaksızın mızmızlanması sebebiyle, diğer insanların gününü mahvedecektir." | Open Subtitles | لا يحتمل في المحصلة ... لا يكفي أنه على الأرجح سيموت محترقاً |
| Yani trafik korkunç durumda. | Open Subtitles | أعني، الزحام لا يحتمل |
| Ama bir seferde iki kızını da kaybetme düşüncesi işte bu katlanılmaz bir şeydi. | Open Subtitles | الشعوربفقدانابنتينمعاًكان كان لا يحتمل. أعتقد أن هذا يكفي لجلسة اليوم. |