ويكيبيديا

    "لا يُطاق" - ترجمة من عربي إلى تركي

    • dayanılmaz
        
    • çekilmez
        
    • katlanılmaz
        
    Yoksa dayanılmaz. İnanmak lazım, değil mi? Open Subtitles وإلا فإنه أمرٌ لا يُطاق ولهذا عليك أن تتحلى بالإيمان
    Havası zararlı basıncı dayanılmaz ve sıcak. Open Subtitles ..الهواء سام ..الضغط لا يُطاق وحرارته مرتفعة جداً
    Zaten bu hastalık insana fazlasıyla yetiyor bir de ilişkinin olması iyice dayanılmaz hale getirir. Open Subtitles التعامل مع هذا المرض بمفردك صعبٌ بما فيه الكفاية العلاقة الرومانسية، ستجعل الأمر لا يُطاق
    Belki de dünyanın bütün gri tonlarını Palmer otelde yemek yerken tartışmak çekilmez olmaz. Open Subtitles ربما لن يكون أمر لا يُطاق الحديث عن العالم وجميع ظلاله الرمادية
    Asla ona söylemedim. Çalışma ortamını çekilmez yaptım. Open Subtitles لم أخبرها شيئاً الوضع كان لا يُطاق
    Elbette değil. Bu ufacık, tuğladan yapılma ofiste çalışıyor olmak katlanılmaz. Open Subtitles -بالطبع، فالعمل في مكتب ضيق كهذا لا يُطاق
    Cehennemi dayanılmaz kılanın alevleri olduğunu zannederler. Open Subtitles الناس يعتقدون أن النار هي ما يجعل الجحيم لا يُطاق.
    İnsanoğlunun dayanılmaz kederi bir gün karaları silip süpürecek ve ıstırap denizi üstünde bir Nuh'un Gemisi yüzecek". Open Subtitles " يوماً ما حزن البشرية الذى لا يُطاق " " سوف يجتاح كل الأرض " " وسوف يطفو فُلك على هذا السائل تعبيراً على البؤس "
    Tüm elimizden gelenin, oturup maymunların gelmesini beklemek olması dayanılmaz birşey. Open Subtitles -إن الأمر لا يُطاق, كل ما يمكننا فعله هو الجلوس وانتظار وصول مجموعة القرود هذه
    dayanılmaz olmuştu. Open Subtitles لقد أصبح لا يُطاق.
    "Bu nedenle, dayanılmaz olan şeye katlanmalıyız." Open Subtitles "من أجل ذلك علينا تحمل ما لا يُطاق"
    - dayanılmaz. - Bıktım artık. Open Subtitles [ إنه أمر لا يُطاق ، لقد تعبت ]
    dayanılmaz bir yer burası. Open Subtitles ‫وهو مكان لا يُطاق
    Kontrolcü tavırlarından vazgeçip beni kokteyllere boğmalısın seni çekilmez sürtük. Open Subtitles إنّها حفلة. عليك أن ترخي عضلات خصرك وتغرقني في خليط مشروبات أيها الساقط الذي لا يُطاق!
    Cayman sadece her zamanki çekilmez çetesiyle takılacak. Open Subtitles إنه فقط (كايمان) يتسكع مع فريقه الذي لا يُطاق.
    Bak, sadece söylemek istiyorum ben bunun katlanılmaz bir hafta olacağını düşünmüştüm ve oldukça harika bir şekilde sona erdi. Open Subtitles إسمعي، كلّ ما أردتُ إخباركِ إيّاه هو أنّي ظننتُ بأنّ هذا الأُسبوع سيكون لا يُطاق و من ثمّ كان جميلاً جدّاً، لذا شكراً لكِ
    Durumumuz "katlanmaz" değil, katlanılmaz. Open Subtitles وضعنا ليس لا يُطلق بل لا يُطاق.
    Evde yaşamak katlanılmaz oldu. Biz de kaçmaya karar verdik. - Hayır. Open Subtitles العيش بالمنزل أمر لا يُطاق لذلك قررنا الهرب (لذا , شكرا لكل شئ سيدة (ف

    الكلمات والعبارات الأكثر شيوعا

    عربي-تركي: 10k، 20k، المزيد | تركي-عربي: 10k، 20k، المزيد