| Ve Bo'nun kaderinin karşısına çıkmak hiç de iyi bir plan değil. | Open Subtitles | وبأن الوقوف في طريق ما هو مُقدّر لبو ليس فكرة جيدة |
| Bo'nun en iyi özelliği dakik olması değildir. | Open Subtitles | لم تكن لبو دقة كبيرة في المواعيد |
| Bo Chi Lam'ın fotoğrafını çekiyorum. | Open Subtitles | اخذ صورة لبو تشي لام |
| - Söylerim. Bo'ya ağabeyinin sözünü dinlemesi gerektiğini söyle. | Open Subtitles | قل لبو أن تستمع إلى أخيها |
| Bo'ya olan aşkımı alacağını söylemiştin. | Open Subtitles | قلت بأنك ستأخذي حبي لبو |
| Bo'ya da beyin cerrahisi yapmalısın! | Open Subtitles | يمكن أن تُحدثي شللا لبو الآن |
| Ve geri aldığımdaysa Bo'nun bir kızarkadaşı olmuştu. | Open Subtitles | و بعد إسترجاعه كانت لبو عشيقة |
| Hadi bakalım, Bo'ya biraz zaman vereceğiz. | Open Subtitles | سنفسح لبو بعض المجال |