Eşyalarını saklıyor, arabasını bozuyor onu avlanmaktan uzak tutmak için elinden geleni yapıyordu. | Open Subtitles | ،لقد خبأت أدواته ،وقامت بتخريب سيارته الجيب .أيّ شيء لتبقيه بعيدًا عن الصيد |
Aşağıda, biriken kardan yukarıda tutmak için tüm binayı sekiz metre daha yükseltebilecek sütunlar var. | Open Subtitles | تحته، هناك ركائز يُمكنها رفع المبنى بأسره حتّى ثمانية أمتار لتبقيه فوق الثلوج المتراكمة |
Eminim annem onu pençesinde tutmak için ne gerekiyorsa yapmıştır. | Open Subtitles | متأكد أن أمي فعلت أقصى ما يمكنها... لتبقيه رهن إشارتها |
Onun ilgisini canlı tutacak bir şeyler versen iyi olur, adamın şeker dükkanı var, ve ben sonsuza kadar bedava şeker istiyorum. | Open Subtitles | حسناً، من الأفضل أن تعطيه شيئاً ما لتبقيه مهتما، لأنه يمتلك متجر للحلويات، وأنا أريد حلويات مجانية إلى الأبد. |
Ve onu hayatta tutacak vampirlik olmadığında sadece boynu kırılmış, içinde kurt adam geni olan bir çocuk olacak. | Open Subtitles | وبدون كينونة مصّاص الدماء لتبقيه حيًّا، فلن يكون إلّا غلامًا ذا مورّث مذؤوب والذي قد كُسرت رقبته. |
Oğlunun her an çıkacağını bildiğinden ona zarar gelmesini engellemek için sürmeye başlıyor. | Open Subtitles | تعرف ان ابنها سيخرج في اي دقيقة لذا لتبقيه في أمان تنطلق |
Tony'i bilgilendirmek isteyebilirsin, onu Belediye başkanına karşı canlı tutmak için. | Open Subtitles | ربما يجدر بك إعلام (توني) لتبقيه حيّا في سباق منافسة المحافظ |
Onu hayatta tutmak için elinden ne gelirse yap. | Open Subtitles | افعل اي شئ لتبقيه علي قيد الحياه |
Onu hayatta tutmak için her şeyi yapın. | Open Subtitles | افعل ما بوسعك لتبقيه على قيد الحياة |
Onu geri getirmek için yeterli enerji olacak ama burada tutmak için yeterli enerji olmayacak. | Open Subtitles | بالكاد كانت كافية... لإعادته لكنها لن تكفي لتبقيه حياً على الأرجح |
Anne, onu hayatta tutmak için sihrini kullandı. | Open Subtitles | ادت أمي سحرها لتبقيه على قيد الحياة |
Helen'ı biraz olsun tanıyorsam, gecenin kalanında onu telefonda tutmak için elinden gelen her şeyi yapacaktır. | Open Subtitles | (اعلم أن ( هيلين.. سوف تقوم بأي شئ لتبقيه.. علىالهاتفطوالالليل.. |
Onu hayatta tutmak için ne gerekiyorsa yapın. | Open Subtitles | افعل كل ما يلزم لتبقيه حيًّا |
Kızından uzak tutmak için bıçağı Miguel Zepeda'nın arabasına yerleştirdin mi? | Open Subtitles | هل وضعتي السكين في سيارة (ميغول زيبيدا) لتبقيه بعيدًا عن إبنتك ؟ |
Luthor'un ellerinden uzak tutmak için. | Open Subtitles | لتبقيه بعيداً عن أيادي (لوثر). |
Şimdiyse bodrumunda kilitli tutacak kadar nefret ettiğin adam. | Open Subtitles | وهو الآن الرجل الذي تكرهه كفاية لتبقيه حبيس قبوك. |
Belki de asıl soru Hugo'nun yavrusunu hayatta tutacak kadar önemli yapan ne? | Open Subtitles | ربما السؤال هو، ما الذي يجعل طفل (هيوغو) ثمين لتبقيه حياً؟ |
- Gitmesini engellemek için neredeyse kolundan bir kaç kez vuruyordum. | Open Subtitles | فعلت كادت تقطع يده عدة مرات فقط لتبقيه عن المغادرة |
O topu yakalamasını sağlamak ve hapse girmesini engellemek için. | Open Subtitles | و لتبقيه بعيداً عن السجن حظاً موفقاً, أيتها الدكتورة |