| Benim sorum, Karen'ı gerçekten bu kadar korumak için niye uğraşıyorsun? | Open Subtitles | سؤالي هو, لماذا تعمل بجد لتحميها من الحقيقة؟ |
| Onu ve Charlie'yi korumak için tek güvendiğim sensin. | Open Subtitles | انتي الوحيده التي اثق فيها لتحميها هي وتشارلي |
| David, kızını korumak için dün gece burada kalacaktın. | Open Subtitles | ديفيد كان من المفترض أن تبقى هنا ليلة أمس لتحميها |
| Ve şimdi bana bunu onu korumak için mi yaptığını söylüyorsun. | Open Subtitles | وبعدها تخبرني انك فعلت ذلك لتحميها |
| Koruman gereken bir ailen var. | Open Subtitles | لديك عائلة لتحميها |
| Kötü bir polis kız arkadaşına tecavüz etmeye çalıştı ve sen de onu korumak için polisle dövüştün. | Open Subtitles | شرطي فاسد حاول ...اغتصاب صديقتك الحميمة وأنت قاتلته لتحميها |
| Ya da Kenya öldürmüştür. Amanda da onu korumak için yalan söylüyordur. | Open Subtitles | أو "كينيا" قتلته و "أماندا" تكذب لتحميها. |
| Onu korumak için kaçmalısın. Üzgünüm Sarah. | Open Subtitles | يجب أن تهرب لتحميها |
| Elektrik hatlarını Parish'ten korumak için bunları koymuştuk ve içine fotostim koymuş. | Open Subtitles | نضع هذه الأشياء بمحطات الكهرباء لتحميها من هجمات (باريش) ولقد وضع بها "محفزات ضوئية" بداخلها. |