Babama bir şişe cin almaya gideceğini söylemişti ama biliyorumki bana bebeklerden almaya gitmişti. | Open Subtitles | وقال أمى أنها ستخرج لتشترى لأبى زجاجة خمر ولكنى كنت أعرف أنها ذاهبة لتشترى لى تلك العروسة |
Onu bir elbise almaya götürmeni istiyorum. Ondan sonra gizlenme yerine götür. | Open Subtitles | أريدك أن تأخذها لتشترى فستان ثم تأتى بها إلى المخبأ |
Havuç soyma makinesini icat ettin ve şimdiyse her istediğini, ne zaman istersen, almaya yetecek kadar paran var öyle mi? | Open Subtitles | انت اخترعت قشارة للجزر ،والان، لديك الكثير من المال لتشترى ماذا تريد، متى اردت ؟ |
Müşterilerin tablo alman için bazen para vermiyorlar mı? | Open Subtitles | ان زبائنك احيانا يعطونك اموالهم لتشترى لهم اللوحات, اليس كذلك ؟ |
Ölümsüzlüğünü kağıda dökebilmen için her ay babandan gelen çeklerden mi söz ediyorsun? | Open Subtitles | أتعنين الشيكات التى يُرسلها أبوك لتشترى بها المجد؟ |
Her zaman için, değerli bir şey satın alma şansı vardır, derdi. | Open Subtitles | كانت تعتقد أن لديها فرصه لتشترى شيئا ذا قيمه |
Muhtemelen temizlik malzemeleri veya elbise askısı almaya gitmiştir. | Open Subtitles | ربما خرجت لتجلب مؤن للتنظيف، أو لتشترى الشماعات |
Bay Curtain'ın tablolar için beklediği müşteri sizdiniz değil mi? | Open Subtitles | انت المشترى الذى كان السيد كيرتن متفق معك لتشترى لوحته, اليس كذلك ؟ |
Altı saat önce para sayma makinası almak için çıkmıştın. | Open Subtitles | لقد خرجت منذ ستة ساعات لتشترى عداد مال |
Para için kol saatlerini rehin bırakmana gerek kalmayacak. | Open Subtitles | ألا تريد المال لتشترى ساعه لسام ؟ |
Şey, Judy'e araba alması için biraz borç vermiştim. | Open Subtitles | لقد اقرضتها لجودى لتشترى سياره - يا الهى مالذى فعلته للتو ايها السخيف - |
Yalnızca daha fazlasını almak için atmaya bakıyorlar. | Open Subtitles | يريدون أن تتخلصى منه فقط لتشترى المزيد. |