Polisleri çağırmadan önce, bir açıklama yapmak için 5 dakikan var çocuk. | Open Subtitles | لديك خمس دقائق لتشرح لي الأمر قبل أن اتصل بالشرطة يا فتى |
Seni dinlemek istemiyorum. Zaten senin de açıklamak için zamanın yok. | Open Subtitles | لا أريد أن أعلم، وأنت ليس لديك الوقت لتشرح |
Pantolonunda neden lastik bir tavuk olduğunu polise açıklamanın ne kadar sürdüğünü biliyor musun sen? | Open Subtitles | اتعلم كم من الوقت يلزم لتشرح لضابط مرور لماذا لديك دجاجة مطاطية فى بنطالك؟ |
Nasıl işlediğini açıklaması için bana bir Venn şeması çizmen lazım. | Open Subtitles | سترسم لي مخطط نظرية المجموعة لتشرح لي كيفية الأمر |
Durun bakalım. Bana olayı açıklamanız gerekiyor. | Open Subtitles | حسناً ، أمسكت به ، أحتاجك لتشرح لي ذلك |
Bir insandan Tanrıyı açıklamasını istemek, sanki bir balıktan içinde yüzdüğü suyu açıklamasını istemek gibi bir şey. | Open Subtitles | إن مثل سؤال إنسان ليشرح ما هو الإله.. كمثل سؤال سمكة لتشرح الماء الذي تسبح فيه. |
Harddiskime ne olduğunu açıklaman için sana 45 saniye vereceğim. | Open Subtitles | سأعطيك 45 ثانية لتشرح لى ما حدث مع القرص |
Düşündüm de açıklama yapman için iyi bir yer olabilir. | Open Subtitles | لذلك أعتقدت أنه مكان جيد من أجلك لتشرح موقفك |
Belki bize neler döndüğünü açıklama vaktin gelmiştir. | Open Subtitles | ربما حان الوقت لتشرح لنا ما يحدث بحق الجحيم! |
Ne kadar çok açıklama yapması gerekeceğinden endişeleniyorum. | Open Subtitles | أنا قلق عن كمية ما تحتاجه لتشرح لنا |
Bir fotoğrafı kesmek yerine katlamak ve 25 yıl sonra oğluna, kendisinin evlat edinilmiş olduğunu açıklamak zorunda kalmak. | Open Subtitles | طي الصورة بدلا من قصها، و بعد 25 سنة تضطر لتشرح لأبنك بأنه متبنى |
Burada ne halt ettiğini açıklamak için 10 saniyen var. | Open Subtitles | لديك حوالي 10 ثوان لتشرح لي . ما الذي تفعله بحق الجحيم هنا |
Neden FBI ajanı olduğunu açıklamak için onlar dönene kadar vaktin var yoksa ona doğruyu söyleyeceğim. | Open Subtitles | لديك وقت حتى عودتهما لتشرح لي لما تظُنك عميلا فدراليا أو سأخبرها الحقيقة |
Sanırım buraya niye geldiğinizi açıklamanın zamanı geldi. | Open Subtitles | اعتقد أنه حان الوقت لتشرح سبب تواجدك هنا |
Ona hayatını ne yaparak geçirdiğini açıklamanın bir yolunu bulmalısın Beto. | Open Subtitles | سيكون عليك إيجاد طريقة لتشرح له ما تفعله للعيش (بيتو) |
Neler olduğunu açıklaması için ona bir şans verelim. | Open Subtitles | و نعطيها فرصة لتشرح لنا ما الذي يحصل |
Yarım yamalak felsefe açıklaması için. | Open Subtitles | لتشرح فلسفتك الغير مُكتملة. |
Bay Moxon, o numaraların ne anlama geldiğini açıklamanız gerekiyor. | Open Subtitles | سيد (موكسن) إنه يُريدك لتشرح له معنى هذه الأرقام |
İki yıl önce kanepede oturmuş haberleri seyrederken ve telefonun çalmasını, kızımın bana o binanın neden havaya uçtuğunu ve neden olayın bir numaralı şüphelisi olduğunu açıklamasını beklerken bir telefon etmiş olsan iyi olurdu belki ama... | Open Subtitles | لو كنا الآن منذ سنتين، وكنت لا أزال أجلس على الأريكة، أشاهد الأخبار وأنتظر أن يرن الهاتف، منتظراً ابنتي لتشرح لي |
Leydi Port-Huntley tüm sükûnetiyle açıklamasını yapacak. | Open Subtitles | إنّها هنا لتشرح بنفسها إنّها السكون بذاتها "السيّدة "بورت هانتلي |
Beynini yan sokağa dağıtmadan önce ne yaptığını açıklaman için beş saniyen var. | Open Subtitles | لديك خمسة ثواني لتشرح مالذي تفعله قبل أن افجر رأسك |
Kim olduğunu açıklaman için tam tamına 3 saniyen var seni p. ç. | Open Subtitles | أمامك 3 ثوانِ فقط لتشرح لي أيّها السافل |