Yanlışsam beni düzelt. | Open Subtitles | لتصحح لى اذا كنت خاطىء ..... |
Yanlışsam beni düzelt. | Open Subtitles | لتصحح لى اذا كنت خاطىء ..... |
Seni bu yüzden buldum Oliver. Hatalarını düzelt diye. | Open Subtitles | لهذا وجدتك يا (أوليفر)، لتصحح أخطاءك. |
Mesajında, bunları düzeltmek için bir planın olduğunu söylemiştin. Bunun ne olduğunu bilmeliyim. | Open Subtitles | لقد قلت فى رسالتك أنك عندك خطه لتصحح الاوضاع |
İspanyolcamı düzeltmek için yanlış günü seçtin, kolsuz. Başladı! | Open Subtitles | لقد اخترت اليوم الخاطئ لتصحح اسبانيتي يا لا اكمام |
Bunu düzeltmek için de gücünü kullanayım deme. Ne kadar adi olabileceğini bilmek istiyorum. | Open Subtitles | لا تفكر باستخدام قدرتك لتصحح هذا أريد تذكر مدى حماقتك |
Bu her şeyi düzeltmeniz için bir şans. | Open Subtitles | هذه فرصتك لتصحح كل شىء |
Otobiyografisini bu kayıtları düzeltmek için yazdı çünkü insanlara 1950'lerde işlerin nasıl olduğunu, Amerika'da siyah olmaya çalışmanın ve haklarınız için savaşmanın nasıl bir şey olduğunu hatırlatmak istemişti. | TED | لذا كتبت سيرتها لتصحح ما تم تسجيله، لأن ما أرادت تذكير الناس به هو ذلك الذي يبدو كما يبدو سنة 1950 محاولة أن تكون أسودًا في أمريكا وتحارب من أجل حقوقك. |
düzeltmek için 23 yılı vardı ama yapmadı. | Open Subtitles | وكان أمامها 23 سنة لتصحح ذلك، ولم تفعل |
- Ve beni düzeltmek için orada değildin. | Open Subtitles | ولم تكن موجودًا لتصحح لي قواعد اللغة |
Bu her şeyi düzeltmeniz için bir şans. | Open Subtitles | هذه فرصتك لتصحح كل شىء |