Tabaktaki diş, davayı almamı garanti etmek içindi. | Open Subtitles | انها تركت الاسنان عند البركة لتضمن اني ساستلم القضية |
İspanya, Savoy'un bağımsızlığını garanti altına almak için iki katını öder. | Open Subtitles | إسبانيا " ستدفع ضعف الثمن لتضمن " " إستقلال " سافوي |
- Onu öldürecek misin, dediği gibi, Firavunu öldürdüğünde mirasçı olmamasını garanti altına almak için? | Open Subtitles | هل سوف تقتلها كما تقول؟ لتضمن عدم وجود وريث عندما تقتل الفرعون؟ |
Kızını benim ittifakımlarımı sabote etmen için garanti olarak kullanıyor. | Open Subtitles | انها تستغل ابنتك لتضمن بأنك ستخرب تحالفاتي |
Ayarladığın evlilikle herkes için çıkarı garanti ediyordun. | Open Subtitles | لتضمن السلام والأرباح المالية للجميع قُمت بالترتيب لزواجها من ذلك الرجل |
Yale'ye kabullenmeni garanti etmen için mi ? | Open Subtitles | لتضمن أنك سوف تُقبل " في " يايل |
Bu şirketler işbirliği yapmalarına rağmen ve NSA ile işbirliğine yasal açıdan zorlanmalarına rağmen NSA bunla yetinmedi ve bu nedenle şirketlerimizin kullanıcıların çıkarlarını temsil etmek ve kullanıcı haklarını desteklemek için ve bunları garanti altına almak için çok çalışmaları gerekiyor. | TED | إذن حتى هذه الشركات التي تساهم على الأقل تساهم قسرًا لكن آمل بطريقة مشروعة مع الNSA. لكن الNSA لم تكن راضية. وبسبب ذلك نحن نحتاج شركاتنا لتعمل كادحة لتضمن لنا أنها ستمثل مصالح المستخدم وأيضًا ستدافع عن حقوق المستخدمين |