| Neden açıklamak zorunda kalıyorum ki? | Open Subtitles | النظرة،التييَجِبُأَنْ عِنْدي لتَوضيح نفسي، موافقة؟ |
| Doktor birazdan prosedürü açıklamak için yanıza gelecek. | Open Subtitles | الطبيب سَيَكُونُ مَعك قريباً لتَوضيح الإجراءِ. |
| -Ben bunları, çılgın davranışlarını açıklamak için, onu savunma amacıyla söylemiştim. | Open Subtitles | - لتَوضيح لِماذا هي كَانتْ تَتصرّفُ مجنونة. |
| Her şeyi açıklamak zorunda değilim. | Open Subtitles | أنا لا يَجِبُ أَنْ يكونَ عِنْدي لتَوضيح كُلّ شيءِ! أَنا صحيحُ! |
| Tyler, hiç bir şey açıklamak zorunda değilsin. | Open Subtitles | تيلر، أنت ما عِنْدَكَ لتَوضيح أيّ شئِ. |
| Bunu açıklamak zorunda olduğumuzu sanmıyorum. | Open Subtitles | أنا لا أعتقد نَحتاجُ لتَوضيح ذلك. |
| Onu da sana bunu açıklamak için harcadım. | Open Subtitles | بإِنَّني فقط إستعملتُ لتَوضيح هذا إليك. |
| Bereleri açıklamak zor demişken... | Open Subtitles | كَلام عن بشدّة لتَوضيح الكدماتِ - |