Onun komşularıyla, arkadaşlarıyla öğretmeniyle, annesiyle izci lideriyle konuştum. | Open Subtitles | لقد تحدثت لجيرانه ومدرسينه وأمه... رئيس فريق الكشافة... |
Ve yeni komşularıyla ilk tanıştığı anı... | Open Subtitles | و مقابلته الأولى لجيرانه الجدد. |
Onun komşularıyla ,arkadaşlarıyla öğretmeniyle, annesiyle-- | Open Subtitles | لقد تحدثت لجيرانه ومدرسينه وأمه... |
Bir elektronikçi dükkanı vardı. komşularına cep telefonu satmış. | Open Subtitles | كان يملك محلا لبيع الأجهزة الالكترونية باع هواتف خلوية لجيرانه |
Viyana doğumlu Ferdinand'ın Slav komşularına pek bir sempatisi de yoktu. | Open Subtitles | كان لدي (فرديناند) المولود في (فيينا) تعاطف قليل لجيرانه السلاف |
komşularına göre hafta sonlarının çoğunu Sonny Amador ve oğluyla beraber geçiyormuş. | Open Subtitles | وفقا لجيرانه في شقته فإنه يمضي أغلب نهاية أسبوعه مع (سوني أمادور) و رفاقه |