Yani... Paraya ihtiyacım yok. Yeterince biriktirdim. | Open Subtitles | لا أملك ثروة طائلة، ولكنّني أملك ما يكفي لحاجتي.. |
Güvenlik kartına daha çok ihtiyacım olduğu anlamına gelmiyor mu bu? | Open Subtitles | اليس ذلك كله سبباً اقوى لحاجتي الى شارة الأمن |
Sana en çok ihtiyacım olduğu anda ölü olduğun için sağ ol. | Open Subtitles | لكونك ميّتة، لحاجتي أكثر لوضعك هكذا |
Belki de bütün ilişkilerini yok etmek benim için patolojik bir ihtiyaçtır. | Open Subtitles | ربما لدي نوعاً من علم الامراض لحاجتي لتدمير جميع علاقاتها |
Geçen sefer kovulmamak için katlandım. | Open Subtitles | في المرة الماضية، حاولت تحمل ذلك لحاجتي للمال |
Kafamı toparlamak için vakte ihtiyacım vardı. | Open Subtitles | لقد أتيت لحاجتي إلى وقت لتصفية ذهني. |
Korumaya ihtiyacım olmamın tek sebebi sensin. | Open Subtitles | أنت السبب الوحيد لحاجتي إلى الحماية |
Sana ihtiyacım olduğu için üzgünüm. | Open Subtitles | آسفة لحاجتي إليكَ |
- Yardımına ihtiyacım olduğu için geldim. | Open Subtitles | -جئت لحاجتي إلى مساعدتك . |
Şimdi de bu yüzden gitmem gerekiyor. Teklifiniz için teşekkür ederim. | Open Subtitles | والسبب لحاجتي في الرحيل الآن لكني أشكرك على العرض |