Eğer Savanarola meleklerin diliyle konuştuğunu söylerse onu meydanda yakmak için bir sebepleri olur. | Open Subtitles | إذا إدعى سفانارولا التحدث بلسان الملائكة سيكون لديهم الذريعة التي يريدون لحرقه علانيةً |
Fakat onu çıkardıysa, Saat 04.00'da. Onu yakmak, | Open Subtitles | ولكن إذا أخذوا القارب, لنقل في الرابعة فجراً لحرقه |
Buğday ölmüştü. Küflendi, biz de yakmak zorunda kaldık. | Open Subtitles | تلف محصول القمح أصابته آفة واضطررنا لحرقه |
Yakacak bir yer bulalım. Bunları aldım. | Open Subtitles | سنجد مكاناً لحرقه سأتولى الباقي |
Yakacak yakıtı kalmadığından beyaz bir cücenin soluk ışığı sönmüş fırınında arta kalan son şeylerin ısından gelecek. | Open Subtitles | مع نفاذ أي وقود لحرقه وهج "قزم أبيض" يأتي مما تبقى من حرارة فرنها المنطفي |