Bu davayı çözmenin hükümetiniz için önemli olduğunu söylemiştiniz. | Open Subtitles | قلت إن حل هذه القضية هو أمر هام بالنسبة لحكومتك. |
Teröristlerin eline düşen nükleer silahlar şu ana kadar sadece sizin hükümetiniz ve benim hükümetim için müsait tescilli Rus teknolojisi içeriyordu. | Open Subtitles | الأسلحة النووية التي وقعت .. في أيدي الإرهابيين "كانت تحوي تكنولوجيا تملكها "روسيا لم تكن متاحة حتي الآن لحكومتك أو لحكومتي |
- Polyhedrus barajı inşaa etti,' sizin hükümetiniz için. | Open Subtitles | ـ (بوليهيدريس) قامت ببناء السد لحكومتك. |
Korkarım niyetlerim; sizin hükümetinize anlattıklarımla aynı değil. | Open Subtitles | أخشى أن نواياي ليست تماماً كما عبّرت لحكومتك |
Korkarım niyetlerim; sizin hükümetinize anlattıklarımla aynı değil. | Open Subtitles | أخشى أن نواياي ليست كما أعربت لحكومتك في نهاية حديثي |
Fakat hükümetinizi temsil etmiyorsunuz. | Open Subtitles | لكنّك لست مُمثّلاً لحكومتك |
Devletiniz, var olan bu yeri tanımaya zorlandıktan sonra ki içinde bulunduğunuz ADC'den bahsediyorum Adalet Bakanı, hükümetinizi temsilen sizinle görüşmekten memnun olacak. | Open Subtitles | كوسيلة لإرغام حكومتك بالإعتراف بوجود هذا المكان، سيّدي الذي أنت فيه الآن، (ج،أ،د) (جمهوريّة ألمانيا الديموقراطيّة) سيكون المدّعي العام مسروراً للمفاوضة معك، كممثّل لحكومتك |
Lütfen benim adıma hükümetinize bunu iletiniz. | Open Subtitles | هذا لحكومتك بالنيابة عني. |