| İngiliz Edebiyatından hemen Maden Filizi ve Madencilik Mühendisliğine geçtim ve sonra şirket için çalışmaya başladım. | Open Subtitles | بدلت قسمي من الأدب الإنجليزي إلى المعادن وهندسة التنجيم ثم التحقت بالعمل لدى الشركة |
| Oteli alan şirket için çalışıyordu. | Open Subtitles | انهم يعمل لدى الشركة التي اشترت المكان |
| Hayatım boyunca bu şirket için çalıştım. | Open Subtitles | أنا عملت لدى الشركة طوال حياتي |
| Bu noktadan sonra Şirket seninle bağlarını koparma niyeti olurdu. | Open Subtitles | بهذا الوقت، فإن لدى الشركة الكثير من الحرص عليك لتقطع العلاقات. |
| Şirket toplamda %50 kesinti yaptı. | Open Subtitles | لدى الشركة انخفاض بنسبة 50 في المئة، من مجموع الساعات |
| Şirketin çok fazla alternatifi vardı; gücü vardı. | TED | لدى الشركة كثير من البدائل؛ فهم لديهم طاقة. |
| Yani paraya ihtiyacı var, ve Fraser'ın şirket için hayati önemi olduğunu biliyor. | Open Subtitles | وهو يعرف مدى أهمية فريزر لدى الشركة |
| Artık şirket için çalışmayacaksınız. | Open Subtitles | .لن تعمل لدى الشركة |
| Artık şirket için çalışmayacaksınız. | Open Subtitles | .لن تعمل لدى الشركة |
| BB, halen şirket için mi çalışıyor? | Open Subtitles | هل لايزال يعمل لدى الشركة ؟ |
| Evet, şirket için çalışırdı. | Open Subtitles | أجل. لقد عمل لدى الشركة |
| şirket için çalışmıyorsunuz. | Open Subtitles | أنتما لا تعملان لدى الشركة ! |
| Şirketin gözüne girmek için çaresizce o kadar çabalıyorsun ki, | Open Subtitles | وأنت بحاجة شديدة لرفع رصيدك من النقاط لدى الشركة |
| Şirketin elindeki en son telefon numarası bu. | Open Subtitles | هذا آخر رقم هاتف لدى الشركة عنهم |