| Üç tane silah suçu yükleniyor bu yüzden eğer bir şey biliyorsa, konuşacaktır. | Open Subtitles | تبين أن لديه ثلاث تهم أسلحة، لذا إذا يعرف أي شيء، سيتكلم. |
| İşe bakılırsa, mücevherci bir anda bunlardan Üç tane bulmuş. | Open Subtitles | كان هناك محل مجوهرات محلي والذي كان فجأة لديه ثلاث من تلك |
| New York'ta kostüm tasarımcısı ve Üç tane Tony ödülü olan bir arkadaşım var. | Open Subtitles | لدي صديق في نيويورك يعمل مصمما للازياء و لديه ثلاث جوائز توني |
| Üç tane gece kulübü var ve Güney Amerika'daki kuzeninden, sahte paraları satın alıyor. | Open Subtitles | لديه ثلاث نوادي ليلية، وهو يشتري نقود مزيفة من إبن عمّه في "كوريا الجنوبية". صحيح. |
| Görünüşe göre, en fazla Üç tane hata yapan olmuş. | Open Subtitles | يبدو أن أغلبهم .. لديه ثلاث أخطاء |
| Amcamın Üç tane tüfeği vardı. | Open Subtitles | عمى لديه ثلاث مُسدسات . (من طراز (مارك 3 |
| Üç tane uçağı var adamın. | Open Subtitles | لديه ثلاث طيارات خاصه |
| Brandon'ın Üç tane ebeveyni var, işte o kadar. | Open Subtitles | (براندون) لديه ثلاث آباء، هذه الفترة. |