Güzel bir vücudu var, ama durmadan aynaya bakmıyor. | Open Subtitles | لديه جسد جميل لكنه لا يتأمله في المرآة مراراً. |
Güzel bir vücudu var, ama durmadan aynaya bakmıyor. | Open Subtitles | لديه جسد جميل لكنه لا يتأمله في المرآة مراراً. |
Aslında uzun bir vücudu var. Tığ gibi biri. | Open Subtitles | فى الحقيقة لديه جسد طويل إنه نحيل و قوى |
Ama müthiş bir vücudu var. | Open Subtitles | لكن لديه جسد رائع |
Ama müthiş bir vücudu var. | Open Subtitles | لكن لديه جسد رائع |
Herkesin bilgisine, Blaine'in şahane bir vücudu var ve poposu da usta bir şefin elinden çıkmış bir sanat harikası gibi leziz duruyor. | Open Subtitles | لمعلوماتك، (بلاين) لديه جسد رائع ومرح وظهر لذيذ الذي يبدو أنه طبخ بشكل مثالي |
- Çok hoş bir vücudu var. - Ken mi? | Open Subtitles | لديه جسد جميل كين"؟ |