| Yani, ya bir doktor basit bir prosedürü berbat etti, ya da o kanser. | Open Subtitles | إما أن أحد أطبائكم أخطأ بعملية بسيطة أو لديه سرطان |
| Hayır. Negatif büyük ihtimalle yok demek oluyor. Yani, büyük ihtimalle kanser. | Open Subtitles | لا، سلبي يعني أنه غير مصاب به على الأرجح مما يعني أن لديه سرطان على الأرجح |
| Babam kanser, çocuklarım okulu bırakmak zorunda ve işsizim. | Open Subtitles | والدي لديه سرطان وأطفالي عليهم ترك الدراسة، |
| İnsan olması daha muhtemel anatomisi olması gerektiği gibi, fakat testis kanseri var. | Open Subtitles | الأكثر احتمالاً أنه بشري و تشريحه مضبوط لكن لديه سرطان بالخصية |
| Beyin kanseri var. 8 yıl önce tümör çıkarılmış. | Open Subtitles | كان لديه سرطان بالمخ أزالوه منذ ثمانية أعوام |
| Sadece Kanserli zaman yolcuları... oğullarıyla daha çok masa tenisi oynamak isteyip 50 yaşında işi bırakırlar. | Open Subtitles | أنا الوحيد الذي يذهب للعمل في الجمسين مع مسافر زمن لديه سرطان يلعب تنس الطاولة مع أبنائه |
| Bu zavallı çocuk kanser! Kıç kanseri! | Open Subtitles | الصبي المسكين لديه سرطان بطيزو. |
| Eğer kanser değilse, başka ne olabilir ki? | Open Subtitles | و إن لم يكن لديه سرطان ماذا يكون؟ |
| Onun kanser olduğunu bilen tek kişi olduğun için... | Open Subtitles | و بم أنكم الوحيدون الذين ...يعرفون أن لديه سرطان |
| Hayır, kanser. Fakat o kanser. | Open Subtitles | لا، إنه سرطان لكن هو لديه سرطان |
| Hepimiz yanıldık. Belki de kanser değildir. | Open Subtitles | كلنا أخطأنا ربما ليس لديه سرطان |
| Ya onu mahvettin ya da kanser. | Open Subtitles | إما تكون أخطأت أو لديه سرطان |
| Tucker kanser değil. Akciğerlerinde mantar topu da yok. | Open Subtitles | تاكر) ليس لديه سرطان) - وليس لديه كتلة فطريّة برئتيه كذلك - |
| Hastan kanser. | Open Subtitles | مريضكَ لديه سرطان |
| Muhtemelen o da kanser. | Open Subtitles | على الأرجح لديه سرطان أيضاً |
| - Ama oğlunuz kanser! | Open Subtitles | لكن طفلكم لديه سرطان |
| kanseri var. | Open Subtitles | احدكم لديه سرطان |
| Adamın kanseri var. | Open Subtitles | الرجل لديه سرطان إنه هامد |
| Tükürük bezlerine biyopsi yapması için Wilson'u bulun. Kulak altı bezi kanseri var. | Open Subtitles | أخبر (ويلسون) أن يفحص غدده اللعابية لديه سرطان بالغدة النكفية |
| Akciğer kanseri var. | Open Subtitles | لديه سرطان الرئة. |
| Kanserli birine yardım ettim. | Open Subtitles | لقد ساعدت شخص لديه سرطان. |