| Sadece o değil, bir de cesedi çalan bir ortağı var demektir. | Open Subtitles | ليس ذلك فحسب، ولكن لابدّ أنّ لديه شريك سرق جثة المجهول من المشرحة. |
| Benim de şansıma, onu çok iyi tanıyan bir ortağı var. | Open Subtitles | أنا محظوظة، أن لديه شريك يعرفه جيداً |
| Bu bıyıklı adamın onu hızlı bir arabayla Windermere'e bırakan Bir suç ortağı vardı. | Open Subtitles | ذاك الشخص ذو الشارب الغريب، كان لديه شريك في سيارة سريعة |
| Epps yedi yıldır hapiste bu da demektir ki, dışarıda Bir suç ortağı var. | Open Subtitles | لا أظن أنها قتلت قبل أكثر من أسبوع أيبس كان في السجن لمدة سبع سنوات لديه شريك يقوم بقتل الناس |
| Dr. Kaufman'ın bir partneri var gibi görünüyor. | Open Subtitles | يبدو أنّ الدكتور كوفمان لديه شريك. |
| Sonra Nighthorse ya da Blankenship, neyse, bir de suç ortağı varmış. | Open Subtitles | (حسناً، كان (نايتهورس) أو (بلانكينشيب لا يهم، كان لديه شريك في الجريمة |
| Sence Bir suç ortağı mı vardı? | Open Subtitles | أتظن ربما لديه شريك في الجرم ؟ |
| Stinger füzeleriyle bağlantısı olan bir ortağı olmalı. | Open Subtitles | لابدّ أنّه كان لديه شريك لديه معرفة بتلك الصواريخ. |
| Uyarı sistemine ihtiyacı yoktu, çünkü yanında suç ortağı vardı. | Open Subtitles | إنه لم يكن بحاجة لجهاز إنذار لانه كان لديه شريك. |
| Herkül'ün bir ortağı var zaten. | Open Subtitles | هرقل لديه شريك من قبل |
| Belli ki bir ortağı var. | Open Subtitles | من الواضح أن لديه شريك |
| bir ortağı var Coop. | Open Subtitles | لديه شريك, كووب |
| Orada bir ortağı var. | Open Subtitles | لديه شريك هناك. |
| Gage'in bir ortağı var. | Open Subtitles | لابدّ أنّ لديه شريك. |
| Bir suç ortağı var Duncan varillerle ilgilenirken, Eddie'yi öldüren bir kişi. | Open Subtitles | " صحيح لديه شريك .. شخص قتل " إيدي بينما يتعامل " دانكن " مع البراميل |
| Herkesin bir partneri var. | Open Subtitles | كل شخص لديه شريك |
| O zaman Bir suç ortağı varmış. | Open Subtitles | إذاً كان لديه شريك |