| Müvekkillerimden birinin binanızda bir ofisi var. Harika bir yer. | Open Subtitles | احد عملائي لديه مكتب في بنايتك انه مكان جميل |
| Müvekkillerimden birinin binanızda bir ofisi var. Harika bir yer. | Open Subtitles | احد عملائي لديه مكتب في بنايتك انه مكان جميل |
| Paris'te Place Pigalle'de bir ofisi var. | Open Subtitles | انه لديه مكتب فى بيجال بباريس. |
| Yat kalk haline şükret, en azından bir bürosu var. | Open Subtitles | .عُديّ نعمكِ ، يا حبيبتي على الأقل لديه مكتب |
| Aslında oldukça büyük bir bürosu var. Olay o değil ki. Yapma, sen hokeye bayılırsın. | Open Subtitles | ان لديه مكتب كبير - ليس هذا المهم - |
| İsa'nın yanında oğlumun bir ofisi var. | Open Subtitles | إبني لديه مكتب على اليد اليمنى للمسيح |
| Mott Caddesi'nde Federal Bina ile alakası olmayan özel bir ofisi var. | Open Subtitles | لديه مكتب خاص، ليس مرتبط "بالمبنى الفيدرالي في شارع ،"موت |
| Artık daha büyük bir ofisi var. | Open Subtitles | أصبح لديه مكتب أكبر الآن |
| Şehir merkezinde ofisi var. | Open Subtitles | لديه مكتب بوسط المدينة |
| Lloyd'da sigortacıymış. Curzon Caddesi'nde bir ofisi var. | Open Subtitles | إنه ضامن سندات في سوق تأمين (لويدز) لديه مكتب في شارع (كورزون) |
| Kesinlikle.. Oldukça büyük bir ofisi var. | Open Subtitles | -ان لديه مكتب كبير |
| Charlestown'da bir ofisi var. | Open Subtitles | لديه مكتب في (تشارلزتاون). |
| Bunu nereye koyayım? Sloane'un evinde bir bürosu var. | Open Subtitles | -سلون لديه مكتب فى المنزل |