| Kürtaja karşı olanlar sadece siz Katolikler değilsiniz. | Open Subtitles | أنتُم الكاثوليكيين لستُم الوحيدين المُناهضين للإجهاض |
| Siz artık arkadaş değilsiniz ve Kral onun düşmanı. | Open Subtitles | أنتُم لستُم أصدقاءه الآن والملك عدوًه الآن |
| Lütfen, bunu bana yapmayın. Çocuklar, bana bunu yapmak zorunda değilsiniz. | Open Subtitles | رجاءً لا تفعلوا بي ذلك، يا رفاق، لستُم مُضطرّين لفعل هذا بي. |
| Ancak İngiliz halkına bir lafım var. Bizim düşmanımız siz değilsiniz. | Open Subtitles | لكن إلى الشعب البريطاني، أقول لهم أنتم لستُم أعدائي. |
| - Hayır! Bu benimle Odin arasında. Bunun parçası olmak zorunda değilsiniz | Open Subtitles | هذا بيني وبين (أودِن)، لستُم بحاجة للتدخّل في الأمر أكثر من ذلك. |
| İsimlerinizi söylemek zorunda değilsiniz, tamam mı? | Open Subtitles | لستُم مجبرين على قول أسمائكم، إتفقنا؟ |
| Siz hazır değilsiniz ama olmak zorundasınız. | Open Subtitles | لستُم مستعدّين، لكن يتحتّم أن تستعدّوا |
| Sizler iyi insanlar değilsiniz. Bunu bil de. | Open Subtitles | لستُم الأخيار، ينبغي أن تعلمي هذا. |
| Tetikleyiciyi korumak için burada değilsiniz. Çalıyorsunuz. | Open Subtitles | لستُم هنا لتأمين القادح، إنّكم تسرقونه. |
| Artık acemi yengeçler değilsiniz. | Open Subtitles | لستُم حمقى بعد الآن |
| Siz polis değilsiniz. | Open Subtitles | أنتم لستُم . من الشرطة |
| Artık karargâhta değilsiniz, çocuklar. | Open Subtitles | لستُم في مستودع الكتيبة الآن |
| Sizler kütüphaneci değilsiniz değil mi? | Open Subtitles | أنتُم لستُم "أمناء مَكتبة"، صحيح؟ |
| Ölümsüz değilsiniz,Elijah ve pekte bundan korkmuş gibi değilsiniz. | Open Subtitles | لستُم في حلّ من الموت يا (إيلايجا)، وإنّك لا تبدو قلقًا من ذلك. |
| Meksikalı bile değilsiniz. | Open Subtitles | أنتم حتى لستُم مكسيكيين. |
| Güvende değilsiniz. | Open Subtitles | لستُم آمنين. |
| Güvende değilsiniz. | Open Subtitles | لستُم آمنين. |