| Hayır, iyi değilim. $800 lık ipek çarşafın üzerinde şaka yapıyorum. | Open Subtitles | لا,لست بخير فلدى دم زائف حول شعرى بأكمله وتقيأت على الفراش |
| Sen iyi değilsin, ben iyi değilim ve o kesinlikle iyi değil. | Open Subtitles | أنت لست بخير و لا أنا بخير و هو بالتأكيد ليس بخير |
| Hayır, iyi değilim. Araba tuttu. Bir kez başladı mı asla bitmez. | Open Subtitles | لا ، أنا لست بخير ، مازلتُ مريضة عندما يبدء لا يتوقف |
| Gerçekten iyi değilsin. Ağrının midende olduğuna emin misin? | Open Subtitles | أنت حقاً لست بخير أأنت واثق أن الألم فى معدتك ؟ |
| İyi değilim. Her taraf polis kaynıyor. Sıkıştım kaldım. | Open Subtitles | أنا لست بخير , رجال الشرطة فى كل مكان أنا عالق |
| İyi değilim. Yardımına ihtiyacım var. Lütfen, çabuk ol. | Open Subtitles | أنا لست بخير , وأحتاج إلى مساعدتك أرجوك ,أرجوك أسرع |
| Hayır, iyi değilim. | Open Subtitles | يا إلهي هل أنت بخير لا أنا لست بخير يا للهول |
| Ve hiç iyi değilim. Sen de iyi değilsin. | Open Subtitles | أنا أفتقده يا رجل ، و لست بخير و لا أنت أيضاً |
| Size karşı dürüst olacağım çocuklar. Pek iyi değilim bu aralar. Hele bu sabah hiç iyi değilim. | Open Subtitles | سأكون صادقاً معكم يا شباب أنا لست بخير, نهائياً هذا الصباح |
| Bir kara delik keşfettim. Ben zaten iyi değilim. | Open Subtitles | لقد اكتشفت ثقب اسود هاى ، انا لست بخير هنا |
| Hiç iyi değilim, Ada. Seni hiç unutmadım... | Open Subtitles | لست بخير على الاطلاق يا آضا ..لم أنساكِ قط |
| - Sis, burada oturuyorsun. Ama iyi değilim. Tamam mı? | Open Subtitles | شكرا لسؤاك أن كنت انا بخير أختي أنك تجلسين امامي.ولكني لست بخير ،حسنا؟ |
| Aslında hayır, iyi değilim. Erkek arkadaşımdan yeni ayrıldım. | Open Subtitles | في الحقيقة كلا ، انا لست بخير للتو هجرت صديقي |
| Mike, iyi misin? Hayır, iyi değilim. | Open Subtitles | لا, لست بخير لم يكن علينا أن نأتي الى هنا |
| Sadece yorgunum. - İyi değilsin. Stres nedeniyle çöküyorsun. | Open Subtitles | لست بخير أنت تنهار من الإجهاد دعني أساعدك أنهار من الإجهاد ؟ |
| Bunu demeyi keser misin? İyi değilsin. Sana ne yaptı? | Open Subtitles | توقفى عن قول ذلك ، انتِ لست بخير ماذا فعل لكِ |
| Bunu demeyi keser misin? İyi değilsin. Sana ne yaptı? | Open Subtitles | توقفى عن قول ذلك ، انتِ لست بخير ماذا فعل لكِ |
| - Ve 100 tane şeftali suyu içtiniz. - Bence durumunuz iyi değil, efendim. | Open Subtitles | ــ وشربت 100 زجاجة ــ أنت لست بخير, سيدي |
| Bakın işinizden alıkoydum, kusura bakmayın ama bugün kendimi hiç iyi hissetmiyorum. | Open Subtitles | أنا آسف على إزعاجك فى العمل و لكنى اشعر بأننى لست بخير اليوم |
| İyi falan değilsin. Hastaneye kaldırılmışsın işte. | Open Subtitles | أجل، أنت لست بخير لقد انتقلت إلى المستشفى |
| Ardından, günün birinde telefon çalar ve iyi olmadığını söylerler. | Open Subtitles | و عندها يوماً ما , يرن الهاتف , و انت لست بخير |