| Öyle olduğuna pek emin değilim ama özrün kabul edildi. | Open Subtitles | ,أنا لست متأكدة أنك كذلك . لكن العذر مقبول |
| Her ikisinin de anlamını kavrayacağından emin değilim ama elimden geleni yapacağım. | Open Subtitles | لست متأكدة أنك تفهم معني تلك الكلمة أيضاً لكن سأحاول |
| Şimdi, durumun ehemmiyetinin tam olarak farkında olduğunuza emin değilim. | Open Subtitles | الآن، لست متأكدة أنك مدرك للموقف بأكمله |
| Başa çıkabileceğinden emin değilim dostum. | Open Subtitles | لست متأكدة أنك تستطيع، يا صديقي |
| Pek emin değilim. | Open Subtitles | لست متأكدة أنك فعلت. |
| Hak ettiğinden emin değilim. | Open Subtitles | لست متأكدة أنك تستحقه |