| Dua etmeye devam ediyorum çünkü bundan kurtulabileceğimden emin değilim. | TED | سأستمر في الصلاة لأنني لست متأكدة أنني سأخرج من هذا المأزق. |
| Suyun altında mı? Bunu yapabileceğimden emin değilim. | Open Subtitles | تحت الماء ، أنا لست متأكدة أنني أستطيع أن أفعل هذا |
| Burada benim için çok önemli olan bir şey var... ve onu bırakıp gidebileceğimden emin değilim. | Open Subtitles | هناك شيء مهم جدا بالنسبة لي هنا وأنا لست متأكدة أنني أستطيع تركه خلفي |
| Biliyorum da gidebileceğimden emin değilim. | Open Subtitles | أعرف, أنا فقط لست متأكدة أنني أستطيع عمل ذلك |
| Bir başarısızlık damgasına daha katlanabileceğimi sanmıyorum. | Open Subtitles | لست متأكدة أنني أستطيع مواجهة برهان آخر للعجز. |
| Şeyy,senin daha demin söylediğin şey... dürüst olmak gerekirse, bunu gerçekten yapmak istediğime emin değilim. | Open Subtitles | بقولك أنك توافق بعرض الأزياء لأكون صريحة ، أنا لست متأكدة أنني أريد فعلها بعد الان |
| O cinayet eşyalarının müzayedelerde satıldığı bu dünyayı anladığımdan hala emin değilim. | Open Subtitles | لست متأكدة أنني أفهم عالما تباع فيه تلك الأشياء في مزاد |
| - ...nitelikte olduğuma emin değilim. | Open Subtitles | ولكنني لست متأكدة أنني مؤهلة لأن أعطي نصائح في العلاقات |
| Gerçi ne kadar yardımcı olabilirim emin değilim. | Open Subtitles | على الرغم من أني لست متأكدة أنني سأكون مساعدة كبيرة لك |
| Pierce, anlamak istediğimden emin değilim ve sen de yeni arkadaşlarınla görüşmeye ara vermelisin. | Open Subtitles | لست متأكدة أنني أريد فهم الأمر و أعتقد أنه يجب عليك أن تبتعد عن أصدقائك الجدد |
| Aşağılık detayları duymak istediğimden emin değilim Lavon. | Open Subtitles | لست متأكدة أنني أُريد سماع التفاصيل القذرة، لافون |
| Bir sonuç için yalvarmayacağım İstediğimden emin değilim. | Open Subtitles | أنا لن أتوسل لشيء انا لست متأكدة أنني أريده |
| Yemek pişirebileceğimden emin değilim ama kesinlikle patates haşlayabilirim. | Open Subtitles | لست متأكدة أنني أعرف الطبخ لكن بالتأكيد أعرف كيف أغلي البطاطا |
| Ki bunu bilmek istediğimden emin değilim ama bunca sır içinde bir evlilik var olabilir mi? | Open Subtitles | وبصرحة، لست متأكدة أنني أريد أن أعرف لكن هل يمكن لأي زواج أن يصمد إذا كانت هناك أسرار |
| İyi bir rahibe olacağımdan emin değilim. | Open Subtitles | حسنا، لست متأكدة أنني سأصبح راهبة جيدة. |
| Söylediklerinin çoğunu anladığımdan emin değilim. | Open Subtitles | لست متأكدة أنني فهمت حقاً معظم ما قاله |
| Anlamıyorum. Ben de anladığımdan emin değilim.. | Open Subtitles | نعم وأنا أيضاً لست متأكدة أنني أفهم |
| Şu var ki, artık... onu sevdiğimden emin değilim. | Open Subtitles | ولكنني لست متأكدة أنني لازلت أحبه |
| Neyse,şu an nerde olduğumu bilmiyorum, yani duygusal olarak,herşey birbirine karıştı, şu anda bir ilişkiye başlayabileceğimi sanmıyorum... | Open Subtitles | على أية حال لست متأكدة أنني مستعدة عاطفياً الآن إنني مشوشة فحسب الآن و لا أظن أنه يمكنني خوض شئ جديد |
| Onca kamera, onca basın karşısında rahat olabileceğimi sanmıyorum. | Open Subtitles | لست متأكدة أنني مرتاحة تحت كل الأضواء، أقوم بعمل الصحافة |
| Böyle bir dilin varken sana koca bulabileceğimi sanmıyorum. | Open Subtitles | مع لسانكِ هذا لست متأكدة أنني سأفعلها |