Ve yaptığında, Mikail onu diğer günahkar meleklerle birlikte cennetten kovmak için gönderildi. | TED | وعندما قام بذلك، أُرسِل الملك ميكال لطرده من الجنة مع جميع الملائكة العصاة. |
Yönetmen Orson Welles hakkında okumuştum işin başında kovmak için birini kiralıyordu böylece herkes patronun kim olduğunu öğreniyordu. | Open Subtitles | أقرأ عن هذا المدير أورسن ويليس الذي في البداية عين شخص ما فقط لطرده ثم الكل يعرفون من الرئيس |
Evet, müşterilerle tuhaf diyaloglara girdi bağlı kalması gereken metnin dışına çıktı, onu kovmak zorundaydım. | Open Subtitles | نعم,بدأ يصبح غريبا مع الزبائن و يبتعد عن الهدف و تعرف اضطررت لطرده |
Birini kovmam gerekiyorsa haber verin. | Open Subtitles | اخبرني ان كان هناك اي شخص لطرده |
Oysa müdür, onu kovmam için bana baskı yapıyordu. | Open Subtitles | كان المدير يضغط عليّ لطرده |
Ama garip davranışları yüzünden kovmak zorunda kaldık. | Open Subtitles | حتى أضطررنا لطرده لأنه كان غريب للغايه |
- Onu kovmak zorunda kalsak ne yapacaktın? | Open Subtitles | ماذا كنتَ ستفعل لو كنت مضطراً لطرده ؟ |
Gösteriden sonra onu kovmak için çok iyi bir sebep. | Open Subtitles | أكثر سبب لطرده بعد العرض. |
Onu bu sabah kovmak zorunda kaldım. | Open Subtitles | اضطررت لطرده هذا الصباح |