Brian'ın yarısı kadar aileden olsam şunları bilirdim: Chris'in en sevdiği dondurma... | Open Subtitles | لو كنتُ بنصف أبوبته لعلمتُ أن الأيس كريم المفضل لـ كريس هو.. |
"A", aklımın içinden çık git "B", herhalde kardeşimin şeytani bir ikizi olsa bilirdim. | Open Subtitles | أوّلًا، اخرج من دماغي. ثانيًا، لعلمتُ إن كان لأخي توأمًا شرّيرًا. |
O gitti, Bonnie. Eğer burada olsaydı bilirdim. | Open Subtitles | -لقد رحلت يا (بوني)، ولو كانت هنا لعلمتُ |
Eğer birilerini öldürmüş olsaydım bilirdim. | Open Subtitles | لعلمتُ لو كنتُ أقتل البشرَ. |
Ayrıca adamlarımdan biri böyle ayrılıkçı bir hareket yapmış olsa haberim olurdu. | Open Subtitles | ولو شطح أحد رجالي بهذا الشكل، لعلمتُ. |
Sağlıklıydı. Eğer güç kaynağım radyasyon sızdırıyor olsaydı, bundan haberim olurdu. | Open Subtitles | إن كان مصدر طاقتي يسرّب إشعاع، لعلمتُ بذلك... |
James'in teknesi olsaydı ben bilirdim. | Open Subtitles | لو كان (جيمس) قد امتلك قاربًا لعلمتُ بذلك |
Julian Mystic Falls'da olsaydı bilirdim sanırım. | Open Subtitles | {\pos(190,220)} لو كان (جوليان) في (ميستك فولز) لعلمتُ. |
Julian Mystic Falls'da olsaydı bilirdim sanırım. | Open Subtitles | {\pos(190,220)} لو كان (جوليان) في (ميستك فولز) لعلمتُ. |
Eğer birilerini öldürmüş olsaydım bilirdim. | Open Subtitles | لو كنتُ أقتل البشر لعلمتُ! |
Eğer birilerini öldürmüş olsaydım bilirdim. | Open Subtitles | لو كنتُ أقتل البشر لعلمتُ! |
Julian Mystic Falls'da olsaydı bilirdim sanırım. | Open Subtitles | لو كان (جوليان) في (ميستك فولز) لعلمتُ. |
Ayrıca adamlarımdan biri böyle ayrılıkçı bir hareket yapmış olsa haberim olurdu. | Open Subtitles | ولو شطح أحد رجالي بهذا الشكل، لعلمتُ. |