| Mektupları almaya geldim ve susadım. Biraz akşamdan kalmayım ama beni kontrol ettiğin için teşekkürler gazete arkadaşım. | Open Subtitles | لقد آتيت لأخذ الرسائل وكنت عطشة ، أنا اعاني من صداع كحولي ، ولكن شكراً للإطمئنان عليّ يا رفيق الصحف |
| Hayır, sana bakmaya geldim. Peki nasılsın? | Open Subtitles | كلا ، لقد آتيت لأطمئن عليكِ إذاً كيف حالكِ؟ |
| Bana yolladığın hoş e-posta için geldim. | Open Subtitles | حسنًا، لقد آتيت إلى هنا بسبب رسالتك اللطيفة التي أرسلتها ليّ |
| Ben ikinci seferle geldim. O benim için sadece gürültüden ibaret. Başka neyin var? | Open Subtitles | لقد آتيت بالبعثة الثانية، هذه كلها ضوضاء بالنسبة ليّ ألديك شيء آخر لأجلي؟ |
| Sen iyi zamanda geldin, arkadaşım. Bazen 50° C'ı bulur. | Open Subtitles | لقد آتيت في يوم جيد يا صديقي أحياناً تصل الحرارة الى 120 درجة فهرنهايت |
| Aldığı yaradan ölmesin diye askerlerinizden yardım almaya geldim. | Open Subtitles | لقد آتيت لنجدة مساعدك الأمين الذي كان يحاول التمسك بانفاس الحياة. |
| Buraya size bu adamın kurban edilmesinin Tanrıları memnun etmeyeceğini söylemeye geldim. | Open Subtitles | ..لقد آتيت لإخباركَ أن التضحية بهذا الرجل .. .لن تُرضي الآلهة |
| Buraya size bu adamın kurban edilmesinin Tanrıları memnun etmeyeceğini söylemeye geldim. | Open Subtitles | ..لقد آتيت لإخباركَ أن التضحية بهذا الرجل .. .لن تُرضي الآلهة |
| Buraya sana söylemeye geldim bu adamı tanrıya sunmak tanrıları hoşnut etmeyecek. | Open Subtitles | ..لقد آتيت لإخباركَ أن التضحية بهذا الرجل .. .لن تُرضي الآلهة |
| Karşılaşmayı izleyip oğlumla biraz baba-oğul takılalım diye geldim. | Open Subtitles | لقد آتيت هُنا لمشاهدة المعركة، وقضاء وقت قصير مع ابني. |
| Dünyadaki herkes öldükten sonra uzaydan buraya geldim ve sen Christine'den mi bahsediyorsun? | Open Subtitles | هل انت تتحدث عن كريستين ؟ لقد آتيت من الفضاء.. بعد جميع الاشخاص في العالم قد ماتوا.. |
| Barcelona'ya, sana söylemeye geldim. | Open Subtitles | لقد آتيت لبرشلونة لكى أخبرك بهذا |
| Bu sefer yalnız geldim lafın gelişi yani. | Open Subtitles | لقد آتيت وحدي هذه المرة. نوعاً ما. |
| Gelebildiğim kadar hızlı geldim. | Open Subtitles | لقد آتيت إلى هُنا بأقصى ما أستطيع. |
| Biraz sohbet etmeye geldim. | Open Subtitles | لقد آتيت فقط من أجل دردشة بسيطة. |
| İkimizin arasındaki farkı görmeye geldim. | Open Subtitles | لقد آتيت كي أرى الفرق بيني وبينك |
| Buraya seni görmeye geldim. | Open Subtitles | لقد آتيت الي هُنا لرؤيتك |
| Seninle barışmaya geldim. | Open Subtitles | لقد آتيت لأتصالح معك |
| Seninle barışmaya geldim. | Open Subtitles | لقد آتيت لأتصالح معك |
| John Nardi'nin kumarhanesine arkadaşının parayı ödeyemeyeceğini söylemeye mi geldin? | Open Subtitles | * "لقد آتيت إلى كازينو "جون ناردي لكي تخبرهـُ أن صديقك لا يمكنهُ أن يدفع ؟ |
| Dörtlü için tam zamanında geldin. | Open Subtitles | لقد آتيت فى الميعاد لـجنس لأربع أشخاص. |