| Harika bir iş çıkardık, sonra çıkaramadık. | Open Subtitles | حسنًا، لقد أبلينا حسنًا، وثمّ لم نُبــلي بـلاءً حــسـنًا. |
| Durumumuzu düşünürsek gayet iyi iş çıkardık. | Open Subtitles | نظراً لكل شيئ لقد أبلينا بشكل جيد جداً |
| Tom, Tommy. İyi iş çıkardık. İyi iş çıkardık. | Open Subtitles | توم" أخبرني بذلك" - لقد أبلينا بلاءً حسناً - |
| İyiydik, değil mi? | Open Subtitles | لقد أبلينا بلاءً حسن! صحيح؟ |
| İyi iş çıkardık, Tom. | Open Subtitles | توم" لقد أبلينا بلاءً حسناً" - أجل - |
| "Güzel iş çıkardık, değil mi Marty? | Open Subtitles | لقد أبلينا جيداً أليس كذلك "مارتي"؟ |
| Bugün iyi iş çıkardık. | Open Subtitles | لقد أبلينا بلاءً حسنًا اليوم. |
| Bugün iyi iş çıkardık. | Open Subtitles | . لقد أبلينا حسناً اليوم |
| İyi iş çıkardık, değil mi? | Open Subtitles | لقد أبلينا حسناً، صحيح؟ |
| Elimi tut! İyi iş çıkardık. | Open Subtitles | أمسكي يدي لقد أبلينا حسناً |
| - İyi iş çıkardık, Frankie. | Open Subtitles | أجل - (لقد أبلينا جيداً، يا (فرانكي - |