| Kötü Kalpli Cadının süpürgesini getirdik. | Open Subtitles | لقد أحضرنا لك عصا المكنسة الخاصةبساحرةالغربالشريرة. |
| Kendi ulaşım araçlarımızı getirdik. Beyler, asın! | Open Subtitles | لقد أحضرنا وسائلنا الخاصة معنا أيها السادة هيا بنا |
| Dikkat çekmemen gerektiğini bildiğimizden... her şeyi senin ayağına getirdik. | Open Subtitles | وبسبب معرفة مكانك يتطلب منك أن تلتزم بالخطة ، لقد أحضرنا لك الجبل هنا |
| Dün gece sorgulama için bir arkadaşını aldık ve şimdi ortadan kayboldu. | Open Subtitles | لقد أحضرنا أحد أصدقائك لاستجوابه الليلة الماضية و لكن يبدو أنه اختفى |
| Hayır, göze çarpan şeyleri aldık, diğerlerini Philadelphia Polis Departmanının incelemesine bıraktık. | Open Subtitles | لا.لقد أحضرنا الأمور البارزة و جعلنا شرطة فيلادلفيا تعاين الباقي في الموقع |
| Bakmak istersin diye bir kaç örnek getirmiştik. | Open Subtitles | لقد أحضرنا البعض من عيناتنا إذا مارغبت في رؤية تصميمنا |
| En iyi komileri getirttik Fransadan... Yani Amerika'dan. | Open Subtitles | لقد أحضرنا أفضل النادلين من فرنسا أقصد أميركا |
| Yanımızda yiyecek, malzeme, ve son olarak silahlar getirdik. | Open Subtitles | لقد أحضرنا الطعام والإمدادات وأخيرا الأسلحة |
| Gemiye anlamadığımız bir şeyi getirdik. | Open Subtitles | لقد أحضرنا شيئاً على متن السفينة لم نكن نفهمه |
| Bugün olayların alevlenmesini bekliyoruz... Tanıklık yaparken giymen için birkaç elbise daha getirdik. | Open Subtitles | لقد أحضرنا المزيد من البزات ليوم شهادتك في المحكمة |
| Telsiz getirdik. Tamamen profesyoneliz. | Open Subtitles | لقد أحضرنا أجهزة التحكم عن بعد نحن محترفون بشكل كلي |
| 16 yaşlarında bir kız çocuğu getirdik. | Open Subtitles | لقد أحضرنا فتاة شابّة في السادسة عشر من عمرها |
| Hindiyi şovdan getirdik, her şeyiyle tastamam. | Open Subtitles | لقد أحضرنا الديك الرومي من العرض مع المثبتتات |
| 3 konteyner getirdik. | Open Subtitles | لقد أحضرنا معنا ثلاث حاويات كل واحدةٌ تحمل |
| Bir kokainman getirdik; | Open Subtitles | لقد أحضرنا مدمنة مخدرات عثر عليها في الحديقة. |
| Sakinleştirmesi için arkadaşını getirdik. | Open Subtitles | من الواضح أنه لايزال تحت تأثير الصدمة لقد أحضرنا له أصدقائه لتهدئته |
| Tamam. İzlersin diye biraz DVD getirdik. | Open Subtitles | حسناً, لقد أحضرنا لك بعض الأفلام لتشاهديها |
| Size en sevdiğimiz kitaplardan bir tanesini aldık. | Open Subtitles | إليكما هذا، لقد أحضرنا لكما أحد كتبنا المفضلة |
| Abi biz aldık parasını tık ödedik abi. Aldığımız verdiğimiz belli. Aşk olsun abi. | Open Subtitles | لقد أحضرنا إليك كل الأموال التي حصلنا عليها بكل صدق يا أخي |
| Hemşirelerle size bunu aldık. Kırtasiyenin büyüklüğünü görmeliydiniz. | Open Subtitles | حسناً، لقد أحضرنا أنا والممرضات هذا لك يجدر بك أن تري حجم مخزن القرطاسية |
| 500 dolarlık en iyi şaraplarımızdan birini getirmiştik. | Open Subtitles | ,لقد أحضرنا زجاجة بـ500دولار من أفضل نبيذنا |
| Sayın bakanım, yaratıktan alınan numuneleri incelemek üzere birçok uzman getirttik. | Open Subtitles | سيّدتي الوزيرة، لقد أحضرنا أخصّائيين عدّة، ليحلّلوا عيّنات النسيج التي إستخلصناها من الكائن |