| Sigara plakamı düşürdüm. | Open Subtitles | ألا يمكننا فعل شيء ما؟ لقد أسقطت علبة سجائري |
| Başlatan o. Sigaramı samanlara düşürdüm. | Open Subtitles | هذا هو من فعلها لقد أسقطت سيجاري على القش |
| Özür dilerim, doktor. Terapi havuzuna bir centimi düşürdüm. | Open Subtitles | معذرة يا طبيب, لقد أسقطت قلادة في تلك الدوامة. |
| Cezaevine açtığımız dava sırasında müvekkilim hakkındaki bütün suçlamalar resmi olarak düştü. | Open Subtitles | لقد أسقطت التهم رسمياً كجزء من قضيتنا ضد السجن |
| Üzerine biraz soda döktüm. | Open Subtitles | حسناً, لقد أسقطت بعضاً من قطرات الصودا , أتعلم؟ |
| - Bir şey düşürdün. - Ne? | Open Subtitles | ـ لقد أسقطت شيءا ـ ما كان ذلك,هل كسرته جائزة جاك؟ |
| Bunları düşürmüşsün ve ben de bir centilmen olarak bunları sana getirdim. | Open Subtitles | حسنا ... لقد أسقطت هذا وأنا بصفتى رجلاً محترماً أُعيدهم اليك |
| Dan de hapisten çıktı. Suçlamalar düşürüldü. | Open Subtitles | لقد خرج دان من السجن, لقد أسقطت عنه التهم |
| Kusura bakmayın. Telsizimi düşürdüm. Sorun yok. | Open Subtitles | لقد أسقطت جهازي اللاسلكي، كل شيء على ما يرام |
| Tüh daha ulaşamadım bile. düşürdüm. Küçük evreni düşürdüm. | Open Subtitles | ليست معي ، لقد أسقطتها لقد أسقطت الكون الصغير |
| Silahımı düşürdüm. Onu Perry vurdu. Ben değil. | Open Subtitles | لقد أسقطت مسدسى ثم قتله بيرى وليس أنا |
| "Anahtarı düşürdüm." Dışarı çıkmak istiyorum. Dışarı çıkmak istiyorum. | Open Subtitles | *لقد أسقطت المفتاح* أريد الخروج ، أريد الخروج |
| Ups, sanırım yere buz düşürdüm. | Open Subtitles | إعتقد لقد أسقطت مكعب ثلج بالداخل |
| Sesin yarım oktav düştü. Yarım oktav kadar düştü. | Open Subtitles | لقد أسقطت نصف مقطوعة أسقطت نصف مقطوعة |
| Suçlamalar düştü. | Open Subtitles | لقد أسقطت التهم |
| Suyu döktüm özür dilerim Peder. | Open Subtitles | معذرة، لقد أسقطت المياه، أبتِ. |
| Anne, döktüm! | Open Subtitles | أمّي، لقد أسقطت عصيراً على الأرضية! |
| Kağıdını düşürdün. Ah, dışarı bakıyorsun, Honey | Open Subtitles | لقد أسقطت ورقتك أنت تبحثين خارجاً يا هوني |
| - Paranı düşürdün. - Yardım meleği Honey. | Open Subtitles | لقد أسقطت ورقتك أنت تبحثين خارجاً يا هوني |
| Telefonunu düşürmüşsün, tatlım. | Open Subtitles | لقد أسقطت هاتفك عزيزي هناك زبون وجده لك |
| Al bunu. Konteynırın yanında düşürmüşsün. | Open Subtitles | تفضّل، لقد أسقطت ذلك في ساحة الحاويات |
| Duymuş olabilirsin, suçlamalar tamamen düşürüldü. | Open Subtitles | لقد أسقطت هذه الإتهامات تمامًا |