| Burada yeterince zaman harcadın Jackson ve Dr. Stark'ın anısını yad etmek için gelen meslektaşlarının sabrını zorluyorsun. | Open Subtitles | لقد أهدرت وقتاً كافيا هنا جاكسون وأنت تختبر صبر زملاء الدكتور ستارك |
| Bir kontratı okuyamıyorsun diye hayatımın 3 yılını harcadın. | Open Subtitles | لقد أهدرت ثلاث سنوات من حياتي لأنك لا تستطيع قراءة عقد |
| Hayatının çoğunu çoktan harcadın. | Open Subtitles | لقد أهدرت بالفعل الكثير من الوقت من حياتك |
| Yıllarımı ve son ayları bu hisarı tekrar inşa etmeye harcadım. | Open Subtitles | لقد أهدرت سنوات من حياتي والشهور الأخيرة محاولاً بناء هذا المكان |
| "...hayatımın üç haftasını boşa harcadım" diye düşündüm. | Open Subtitles | لقد أهدرت ثلاثة أسابيع من حياتى |
| Ölümsüzlük formülünü yanlış kişi üzerinde harcadın, Igor. | Open Subtitles | " لقد أهدرت صيغتك الخالدة على الشخص الخاطئ , " ايغور |
| Tüm suyu boşa harcadın. | Open Subtitles | لقد أهدرت كل ذلك الماء |
| Bayan Clayton'ın zamanını yeteri kadar harcadın. | Open Subtitles | حسناً يا (سبنسر) لقد أهدرت ما يكفي من وقت السيدة (كلايتون) بهرائك |
| Zamanımı boşu boşuna harcadın. | Open Subtitles | لقد أهدرت وقتي اللعين |
| Kapıya ateş ederek bir sürü mermi harcadın. | Open Subtitles | لقد أهدرت الكثير من الطلقات |
| Paramı boşa harcadın. | Open Subtitles | لقد أهدرت أموالي. |
| Mermilerimden bir tanesini harcadın. | Open Subtitles | لقد أهدرت إحدى رصاصاتي |
| - Bir bira daha harcadın işte. | Open Subtitles | ـ لقد أهدرت زجاجة أخرى ! |
| Hayatımı boşa harcadım. | Open Subtitles | لقد أهدرت حياتي هباءً |
| - Oh Helen, hayatımı boşa harcadım. | Open Subtitles | - هيلين، لقد أهدرت حياتي |