| Geç kalıyorum. - Bir çok şeyi berbat ettim, artık düzeltme şansım da yok. | Open Subtitles | لقد افسدت الكثير من الاشياء اشياء لا يمكنني اصلاحها |
| - ...yüzük de etine saplanarak atardamarını parçaladı. - Her şeyi berbat ettim, değil mi? | Open Subtitles | لقد تغلل الخاتم وثقب الشريان الفخذى لقد افسدت الامر تماما اليس كذلك؟ |
| Kabul et Jack, işi berbat ettin. | Open Subtitles | واجه الامر ، لقد افسدت كل شيء كان من المفروض ان يتم انقاذنا |
| Kabul et Jack, işi berbat ettin. | Open Subtitles | واجه الامر ، لقد افسدت كل شيء كان من المفروض ان يتم انقاذنا |
| Görüyor musun, tüm ihtiyacım olan bu koşulsuz bir sevgi-- oh, Tanrım, sıçtım batırdım! | Open Subtitles | هذا كل ما أردته حب غير مشروط رباه لقد افسدت الامر |
| Beni çıIdırtmana izin verdiğim için randevumu mahvettim ve bunu bir daha yapmana izin vermiyorum. | Open Subtitles | لقد افسدت موعدي الليلة لاني تركتك تجعليني مجنون ولن ادعك تفعلي هذا علي الاطلاق |
| Şovu rezil ettin ve bir daha bu grupta çalmıyorsun. | Open Subtitles | لقد افسدت ذلك الحفل ولن تلعب مع فرقتنا مرة أخرى |
| Zaten işin içine ettin bari söyle. | Open Subtitles | لقد افسدت الامر بالفعل. وربما تفسده الآن كذلك. |
| SHU'ya atılarak başıma gelen bu mucizeyi berbat ettim. | Open Subtitles | لقد افسدت معجزتي بإلقائي بالحبس الإنفرادي |
| Akşamını berbat ettim. | Open Subtitles | لقد افسدت ليلتك |
| Her şeyi berbat ettim. | Open Subtitles | لقد افسدت الامر. |
| - Matsui görüşmesini berbat ettim. - Matsui? | Open Subtitles | لقد افسدت اللقاء مع "ماتسو" "ماتسو" |
| Biliyorum işleri berbat ettim ama gerçekten bunun üstesinden gelmem gerekiyor beni affetmenizi ve arkadaşlarımı özgür bırakacak gücü vermenizi istiyorum. | Open Subtitles | أعرف حقا لقد افسدت الامور... ... ولكن أنا فعلا بحاجة ليأتي من خلال على هذا واحد... ... وأنا أريد أن أطلب منك أن المرجو إعطاء لي القوة للافراج عن أصدقائي. |
| Bir adamın son yürüyüşünü berbat ettin! | Open Subtitles | لقد أصبته بالتوتر لقد افسدت مسيرته الأخيرة |
| Ama sen gelip her şeyi berbat ettin! | Open Subtitles | هذا الشاب يناسبني و لقد افسدت الامر و افسدت كل شيء |
| Batırdın. Görevi berbat ettin. | Open Subtitles | أنت تصرفت باحتيال لقد افسدت المهمه كليا |
| Daha onu doğru dürüst tanımadan her şeyin içine sıçtım. | Open Subtitles | لقد افسدت الأمر قبل حتى أن التقيه |
| - Tüh ya! Debbie'nin 'B'sine sıçtım. | Open Subtitles | (تباً, لقد افسدت حرف الباء الخاص بـ (ديبي |
| Daha baştan sıçtım. | Open Subtitles | لقد افسدت ذلك طبعا |
| Her şeyi mahvettim. Bunu itiraf edebilecek kadar erkeğim. | Open Subtitles | لقد افسدت ذلك أنا رجل بما يكفي للاعتراف |
| Olmaz. Gecenizi mahvettim zaten. | Open Subtitles | لا لقد افسدت ليلتك بما فيه الكفايه |
| Herşeyi mahvettim. | Open Subtitles | لقد افسدت كل شيء |
| Kız kardeşimin düğününü rezil ettin ve bana çıkma mı teklif ediyorsun? | Open Subtitles | لقد افسدت لتوك حفل زفاف شقيقتي و تسألني الان للخروج في موعد غرامي؟ |
| Hepsini rezil ettin. Bir daha göstereyim. | Open Subtitles | لقد افسدت كل شيء ، سوف اريكم |
| Görevin içine ettin. | Open Subtitles | غبي لقد افسدت الخطـة للتو |