| Prenses beni uyardı, fakat... - Lily'mi? | Open Subtitles | كانوا كل المخلوقات المتوحشه,لقد حذرتني الاميره لكن.. |
| Annesi beni uyardı haklıydı | Open Subtitles | لقد حذرتني أمـها. لقد كانت محقة |
| Evet, senin böyle olduğun konusunda beni uyarmıştı. | Open Subtitles | حسنا نعم، لقد حذرتني من هذا انك تقومين بهذا العمل |
| Evet, beni uyarmıştı, sen de tam bunu yapıyorsun şimdi. | Open Subtitles | نعم, لقد حذرتني وها أنتِ الآن تقومين بما أخبرتني |
| beni uyardın... ama ben dinlemedim. | Open Subtitles | لقد حذرتني وانا.. انا لم استمع |
| Beni uyarmıştın, yıllar önce. | Open Subtitles | لقد حذرتني من هذا, كل السنوات الماضية |
| Sonraki hayatında sana rastlarsam eğer beni hatırlamayacağın konusunda uyarmıştın hep. | Open Subtitles | لقد حذرتني دوماً أنه إن تقابلنا في حياتك القادمة فقد تنسيني |
| - İyi davranmam için beni uyardı. | Open Subtitles | لقد حذرتني أن أحسن التصرف معكِ. |
| - İyi davranmam için beni uyardı. | Open Subtitles | .لقد حذرتني أن أحسن التصرف معكِ |
| Yeğenim bu konuda beni uyardı. | Open Subtitles | لقد حذرتني ابنة اختي من ذلك |
| Annem hiç gitmediğim bir şehirde tanımadığım biriyle konuşmam hakkında beni uyarmıştı. | Open Subtitles | أجل، لقد حذرتني أمي من التحدث مع الغرباء - في مدينة أجنبية |
| beni uyarmıştı! | Open Subtitles | لقد حذرتني صديقتي |
| Kendimi dağıtmamam için beni uyarmıştı. | Open Subtitles | لقد حذرتني ان اخفق |
| Merrick sende. beni uyardın. Dinlemedim ve üzgünüm. | Open Subtitles | لقد حذرتني لم استمع إليك,انا اسف |
| - Tamam. Tamam beni uyardın. | Open Subtitles | حسناً لقد حذرتني |
| Kendimi zorlamamam için Beni uyarmıştın. | Open Subtitles | لم افعل ,لقد حذرتني من ان اضغط على نفسي |
| Beni uyarmıştın. | Open Subtitles | حسناً.لقد حذرتني. |
| Beni Noah konusunda uyarmıştın, seni dinlemedim. | Open Subtitles | لقد حذرتني بأمر (نوح) ولم أنصت لك |