| En güvenli yolun krokisini çizdim. Şelaleye kadar nehri takip et. | Open Subtitles | لقد رسمت لك المسار الآمن اتبع الخط من النهر إلى السواحل |
| Ben de bu taslağı çizdim; iki katmanlı, yarı saydam, ortasında da ışık alan bir yapı. | TED | لقد رسمت هذا الرسم، شيء ما بطبقتين، شفاف، مع بنية تلتقط الضوء من خلالها. |
| Karikatürü çizdim. İyi bir ressam değilim. | Open Subtitles | لقد رسمت هذا الكركاتير انا لست جيدا مثل المتخصص |
| Biliyor musun, bütün burayı bir gece bir menünün arkasına çizmiştim. | Open Subtitles | أتعلمين لقد رسمت هذا المكان على ظهر قائمة طعام ذات ليلة |
| Bunu çizdim de... Balık tutan bir baba oğulun resmi. Bir balıkçı teknesindeler. | Open Subtitles | لقد رسمت هذا، أب وإبن يصطادان من قارب صيد |
| İnanın, üzerlerindeki pahalı kıyafetlere yakışmayan pek çok kadını resmettim. | Open Subtitles | صدقيني لقد رسمت العديد من النساء لا ينتمون إلى فساتينهم المكلّفة |
| Marge'ın dokunamayacağın yerlerini çizdim. | Open Subtitles | لقد رسمت رسماً يبين الأماكن التي لا يمكن أن تلمسها في مارج |
| Tesisteyken çizdim, kazadan sonra gördüğüm bir rüya bu. | Open Subtitles | لقد رسمت ذلك وانا في المصحة هذا الحلم الذي كان يراودني بعد الحادث |
| Duvara ağır-sıklet boksörlerden David Tua'nın resmini çizdim. | Open Subtitles | انظري .. لقد رسمت ملاكم الوزن الثقيل ديفيد توا على الحائط .. |
| Memeleri ben çizdim, o ise kamış çizmeyi sever. | Open Subtitles | لقد رسمت الثديين ولكنه يفضل ان يرسم قضبان |
| Birşey olmaz. Planları ben çizdim. | Open Subtitles | لا , سيكون بخير لقد رسمت هذه الخطه بنفسى |
| Bir otoparkın arkasında uyku tulumunun içinde pataklanmış şekilde bulunan evsiz bir adam çizdim. | Open Subtitles | لقد رسمت متشرداً عثر عليه مضروباً في كيس نوم خلف ساحة موقف سيارات |
| - Ne yapıyorsun? Parmağımla patent işaretimi çizdim, çocuğum.. | Open Subtitles | لقد رسمت اشارة علامة تجارية باصبعى يا طفلى |
| Bir şeyler çizdim çünkü bazen konuşmaktan daha kolay geliyor. | Open Subtitles | لقد رسمت لك شيئا لانه اسهل من الكلام احيانا |
| - Onun resmini gençken çizmiştim. | Open Subtitles | لقد ذهبت هناك بعد الكلية , لقد رسمت صورة منه |
| Vakingham Sarayı'nın planlarını çizmiştim ama bulamıyorum. | Open Subtitles | لقد رسمت خطط من اجل قصر للبط لكنني لا استطيع ايجادها |
| O bir dâhi. Çocukların odasına inanılmaz bir duvar resmi yaptı. | Open Subtitles | هي عبقريّة , لقد رسمت تلك الرسمة الجداريّة المُذهلة |
| Yüzünü resmettim ama tam olarak aynısı değil. | Open Subtitles | لقد رسمت وجهها لكن ليس شبهها بالضبط |
| O çıplak kadınları iskambil kağıtlarına baka baka çizmiştin. | Open Subtitles | لقد رسمت نساء عاريات على البطاقات |
| Kıçımı senin için traş ettim ben. - İyi, tamam. - Viking taşaklarımı da. | Open Subtitles | -يا رجل لقد رسمت هذا لأجلك فقط |