| Konutlandırma temyizini reddetmişler. | Open Subtitles | لقد رفضوا طعن الإسكان |
| Başvurusunu reddetmişler ancak Tibbs henüz bunu bilmiyor o yüzden Goldwyn Şirketinin bir toplantı odasını bize tahsis etmesi gerekiyor böylece biz de sahte bir iş görüşmesi yapabilelim. | Open Subtitles | لقد رفضوا طلبه، ولكنّه لا يعرف ذلك حتى الآن، لذا نحتاج من "مجموعة (غولدوين)" أن تُقرضنا قاعة الإجتماعات، حتى نتمكّن من إجراء مقابلة عمل مزيّفة. |
| Havva kabul etmeden önce Adem'in teklifini geri çevirdiler. | Open Subtitles | لقد رفضوا عرض (آدم) بالزواج قبل مُوافقة (حواء) |
| Ateşkes teklifimizi geri çevirdiler. | Open Subtitles | لقد رفضوا عرضنا مقابل العفو |
| Tıbbi faturaları ödemeyi reddediyorlar, biz de hastane masraflarını karşılayamayız. | Open Subtitles | لقد رفضوا تكاليف العلاج لا يمكننا تحمل التكاليف |
| İlk romanımı da reddetmişlerdi zaten.Ne bilir ki bunlar. | Open Subtitles | ما الذي يعرفونه لقد رفضوا روايتي الأولى على أي حال |
| Cyril'ın başvurusunu reddetmişler. | Open Subtitles | لقد رفضوا استئناف (سيريل) |
| Bayrağa selam durmayı reddediyorlar. | Open Subtitles | لقد رفضوا أن يرفعوا السلاح أمام العلم |
| İlk romanımı da reddetmişlerdi zaten.Ne bilir ki bunlar. | Open Subtitles | ما الذي يعرفونه لقد رفضوا روايتي الأولى على أي حال |
| Evlerimizi ve kadınlarımızı atmak üzere gelen yabancı istilacılara boyun eğmeyi reddetmişlerdi. | Open Subtitles | لقد رفضوا أن يركعوا لغازٍ أجنبي" "جاء هنا ليسرق بيوتنا ويسرق نساءنا |
| Bunu aşağı yukarı reddetmişlerdi zaten. | Open Subtitles | لقد رفضوا ذلك مسبقاً , أكثر أو أقل |