| Bitkilerle, bakterilerle, mürekkep balıklarıyla ve meyve sinekleriyle çalıştım. | TED | لقد عملتُ مع النباتات و البكتيريا.. و الحبار، و ذباب الفاكهة. |
| - Oh, anlıyorum. Bu gördüğün yüz üzerinde çok çalıştım. | Open Subtitles | لقد عملتُ على هذا الوجه لفد أخفيت كُل شيء لذا لا يُمكنك رؤية المكياج |
| Orada on yıl çalıştım ama sonra bazı şeyler tükenmeye başladı. | Open Subtitles | لقد عملتُ هناك لعشر سنوات ولكن بعدها ساءت الأمور تماماً |
| Onunla o gün çok çalışmıştım ve onu kaşağılıyordum. | Open Subtitles | لقد عملتُ معه في ذلك اليوم بكلّ قوّة وفركتُ يديه وقدميه |
| İş dışından arkadaş edinmemek için çok uğraştım. | Open Subtitles | لقد عملتُ جاهداً للتشجيع عدم أقامة الصداقات خارج نطاق العمل |
| Eskiden her türlü işi yapmıştım. | Open Subtitles | لقد عملتُ في مختلف الوظائف فيما مضى. |
| 30 yıl boyunca bu davada çalıştım ve bir telefon konuşmasını bile hak etmediğimi mi düşünüyorsun? | Open Subtitles | لقد عملتُ في هذه القضيّة لـ 30 عاماً ولا تعتقدين أنني أستحق إتّصالاً هاتفيّاً؟ |
| Yıllarca geçici bir işçi olarak çalıştım. Bir ofiste, gözlerim bağlı yolumu bulabilirim. | Open Subtitles | لقد عملتُ كعامل مؤقت لسنوات يمكنني إيجاد أي شيء في المكتب و أنا معصوبة العينين |
| Bunun ne alakası var? Akılcı bir insan olduğunu bilecek kadar seninle çalıştım. | Open Subtitles | لقد عملتُ معك كفايةً لأعرف أنّك صاحب منطق |
| 14 saat çalıştım. Ailenle tanışamam. | Open Subtitles | لقد عملتُ لـ14 ساعة متواصلة ولن أقابل أباك |
| Birçok hastanede çalıştım, geçtiğimiz yıl. | Open Subtitles | لقد عملتُ في عددٍ مِن المستشفيات في السنة الماضية |
| Evet, ilk vardiya çalıştım ama yapmam gereken bir şey vardı. | Open Subtitles | أجل، لقد عملتُ لورديّة واحدة، ولكن كان عليّ أن أفعل شيئاً آخر |
| Orada tam beş sene çalıştım ve bana böyle mi davranıyorlar? | Open Subtitles | لقد عملتُ هنا لـخمس سنوات. و هذا هو تكريمي؟ |
| O adam için altı yıl çalıştım. | Open Subtitles | من فضلكِ، لقد عملتُ لدى الرجل، لستة سنوات |
| Ben o adamla 14 ay çalıştım Dedektif. | Open Subtitles | لقد عملتُ مع هذا الرجل لـ 14 شهراً، أيّتها المُحققة. |
| Bir çok cinayet davasında çalıştım kesin surette emin olarak şöyle bağıracağım günü sabırla bekledim. | Open Subtitles | لقد عملتُ في الكثير من قضايا القتل، في الانتظار بصبر لهذا اليوم الذي أستطيع أن أقول فيه بشكل لا لبس فيه، |
| Birbirlerine bağlı dinamik bir gurup oluşturmak için çok çalıştım. | Open Subtitles | لقد عملتُ بجدٍّ لتعزيز مُجتمع ديناميكيّ مُتماسك هنا. |
| Buraya gelebilmek için bende Çok çok çalıştım. ve bayan kurallara uygun biçimde buradayım. | Open Subtitles | لقد عملتُ جاهداً للوصول إلى هُنا أيضاً، يا سيدتي وأنا مطابق للشروط. |
| Christmas partisinde ofisinizde çalışmıştım, hatırladınız mı? | Open Subtitles | لقد عملتُ بمكتبكَ في إحتفالية رأس السنة، هل تتذكر؟ |
| Fabrikada fiberglasla çalışmıştım. | Open Subtitles | لقد عملتُ مع الأقواس المصنوعة بالزجاج الليفي في المصنع. |
| Saklamak için çok uğraştım. | Open Subtitles | لقد عملتُ بجُهدٍ كبير لإخفاءِ هذا |
| Bir yaz yapmıştım ben. | Open Subtitles | لقد عملتُ ذلك بإحدى الصيفيات |