erkekler de kuvvetli mi olacak? Aslında, hayatımı yok eden birkaç kızla tanıştım, | TED | فكرت تعرفون ماذا ، لقد قابلت بعض البنات المدمرات عبر حياتي ، لذا |
İyi bir ailenin kızıyla tanıştım ama bir sebeple babası bana tahammül edemiyor. | Open Subtitles | لقد قابلت فتاة من عائلة محترمة ولكن لسبب من الأسباب والدها لا يطيقني |
Biriyle tanıştım, ve o harika biri. Sanırım gerçek aşkım o. Bu harika. | Open Subtitles | أنا أدين لك بالشكر، لقد قابلت شخص وهو رائع، اعتقد بأنه هو المطلوب |
Barın birinde bir askerle tanışmıştım. Uzun hikâye. - Ne zamandı bu? | Open Subtitles | لقد قابلت جنديا في ناد ليلي، قصة طويلة متى كان هذا ؟ |
Dünyayı gezerken, sıcak bölgelerde birçok doktorla karşılaştım ama kendisini kaybolmuş ya da geride bir şeyleri kalmış gibi hissedenini hiç tanımamıştım. | Open Subtitles | لقد قابلت العديد من الاطباء في اماكن خطره لكني لم اقابل احد يحاول ايضيع او ان يترك شيئاً خلفه اعتقد انكِ اولهم |
Hayır, otelden bir blok ötede babama rastladım. | Open Subtitles | لا, لقد قابلت والدى فى موقفه على بُعد مبنى من الفندق |
Sırf eğlencesine sokakta her gün şarkı söyleyen bir kızla tanıştım. | Open Subtitles | لقد قابلت فتاة تغنى فى الشارع كل يوم من اجل المرح |
Bunu durdurmaya çalışan bazı iyi insanlarla tanıştım ve umarım başkaları da vardır. | Open Subtitles | لقد قابلت بعض الناس الأخيار الذين يحاولون وقف ذلك أتمني أن هناك آخرون |
Diğer bir gün bir babayla tanıştım. Biraz çıldırmış gözüküyordu. | TED | لقد قابلت أحد الآباء ، وقد بدى مثل المجنون. |
Bu şekilde iletişim kuran birçok diğer sakat insanla tanıştım. | TED | لقد قابلت العديد من ذوي القدرات المحدودة واللذين يتواصلون بنفس الطريقة |
Ferguson'da bunu yaşamış olan çoğu insanla tanıştım ve hikâyelerini dinledim. | TED | لقد قابلت الكثير من الناس في فيرجسون الذين عايشوا هذا، وسمعت بعض قصصهم. |
Adriana Rodriguez ile beş yıl önce tanıştım Kolombiya hükümeti için bir belgesel yapımcısı olarak çalışıyordum. | TED | لقد قابلت أدريانا رودرجيز منذ حوالى خمس سنوات خلال فترة عملي في الحكومة الكولومبية كصانع أفلام وثائقية. |
Torino'da Sicilyalılarla bizzat tanıştım uyumak dışında her şeyi yapar gibiydiler. | Open Subtitles | لقد قابلت عدة "صقليين" في "تورينو" ولم يبدُ عليهم الكسل أبداً |
Biliyorsun, hizmette olduğum sıralarda eşimle tanıştım. | Open Subtitles | لقد قابلت زوجتي عندما كنت أخدم في الجيش. |
Bu işte birçok gençle tanıştım, ama senin gibisini hiç görmedim. | Open Subtitles | لقد قابلت العديد من الفتيان, ولكنى لم ألتقي بأحداً مثلك. |
Yazın bir çocukla tanıştım ve bunun yüzünden konuşamıyoruz. | Open Subtitles | لقد قابلت ذلك الفتى , في الصيف ولايمكننا أن نتحدث بسبب ذلك لايمكنني التحدث مع والدي |
Gerçek şu ki, doğru kişiyle tanıştım fakat o bana aşık değil. | Open Subtitles | بالواقع، لقد قابلت الرجل المناسب، غير أنه لا يحبني |
Bir defasında babanızla tanışmıştım. | Open Subtitles | لقد قابلت والدكما مرة ، شخص رائع و صياد بارع |
Bu yaratıklarla daha önce karşılaştım, türün farklı bir kolu ama aynı... | Open Subtitles | لقد قابلت هاته المخلوقات من قبل فرع مختلف منها, لكنها فصيلة واحدة |
Leland'a rastladım ve bana cüzamlıymışım gibi davrandı. | Open Subtitles | لقد قابلت هذا الشخص , وعاملنى مثل المرضى المعديين أو شىء كهذا |
Ben adamı sadece 30 saniye gördüm. Sen de oradaydın! | Open Subtitles | لقد قابلت الرجل مدة 30 ثانية فقط لقد كنت هناك |
Orada yaşayan bayanla görüştüm ama oraya yeni taşındıklarını söyledi. | Open Subtitles | لقد قابلت أجومّا هناك لكنها قالت أنّهم انتقلوا إلى هناك مؤخرًا |
- Krelvin'la tanıştın ya baba. Dün gece. - Evet, tanıştık. | Open Subtitles | لقد قابلت كريلفين بالفعل يا أبي الليلة الماضية صحيح لقد تقابلنا |
Senin gibi bir sürü insan tanıdım. Genç yaşta evinden kaçmış. | Open Subtitles | لقد قابلت الكثيرين مثلك هربوا من الوطن مبكرا ً |
Karısıyla buluştum. Görünüşe göre Bay Norcut Tamamıtları saklıyormuş. | Open Subtitles | لقد قابلت الزوجة ، يبدو أن السيد نوركات كان يحتفظ بسجلات |