| İşçiler ona "Altın Kuş" diye hitap ediyorlardı ve Carter'a, ona iyi şans getirdiğini söylüyorlardı. | Open Subtitles | وأطلق عليه عمال التنقيب لقب العصفور الذهبي قالوا لكارتر ان هذا العصفور سيكون فألاً حسناً عليه |
| Carter'a sakla. Sadece güzel bir yemek için geldik. | Open Subtitles | إحتفظ به لكارتر لقد أتينا فقط من أجل الطعام الجيد |
| Kıvırcığı Carter'a ve adı neydi ona götürmen önemli, tedavi üzerinde çalışsınlar. | Open Subtitles | " الشيء المهم هو أخذه "لكارتر ,ولـ ماهو أسمه وجعلهم يبدأون بالعلاج |
| Carter'a göre bekleyen emirler listesi flaş bellekte. | Open Subtitles | وِفقا لكارتر ، قائمة الأشخاص الذين يتبعون الخلايا النائمة على محرك الأقراص الضوئي المحمول |
| Olaylar Carter için bile iyi gelişti. | Open Subtitles | حتى الأمور تحسنت بالنسبة لكارتر |
| Carter için çok üzüldüm. - Sağ ol. | Open Subtitles | انا حزينه لما حدث "لكارتر" شكرا |
| Rosie yerine Carter'a oy vereceklerdi, | Open Subtitles | كان من المفترض ان يصوتوا لكارتر ضد روزي |
| Carter'a her şeyin kontrolüm altında olduğunu söyle. | Open Subtitles | قولي لكارتر ان كل شيء تحت السيطرة |
| Jenna, Carter'a güle güle de. | Open Subtitles | الموافقة. يا، جينا، قُلْ وداعا لكارتر |
| Carter için geri gitmeliyim. | Open Subtitles | على ان اعود لكارتر. |
| Carter için konuş. | Open Subtitles | لقد تحدثت لكارتر للتو. |