| ama önemli olan; senden başka kimsenin hayallerini yıkmasına izin veremezsin. | Open Subtitles | لكن المغزى هو، لا يمكنك جعل اي احد غيرك يهدم احلامك. |
| Yaşımın tutmadığını mı düşündü yoksa kaçak olduğumu mu bilmiyorum ama önemli olan hala 30 gibi hissediyorum bu yüzden de profilimde o fotoğrafı kullandım. | Open Subtitles | لا أعلم بأنها إعتقدت أنني قاصر ،أو عامل غير موثق , لكن المغزى هو |
| Hayalimde olan böylesi değildi ama önemli olan, benim senden sıcak olmam ve ten teması sana verebileceğim ufak vücut ısısını aktarmanın en hızlı yolu. | Open Subtitles | الأمر ليس كما تخيلته، لكن المغزى ، أنأ أكثر دفئاً منك، و لكن تلامس أجسادنا هو السبيل الأسرع |
| Fikrini değiştirdiğine sevindim. Ama asıl önemli olan,adamı buldum. | Open Subtitles | أنا ممتن لأنكِ غيرتي رأيكِ، لكن المغزى أنني وجدت الرجل |
| Ama asıl önemli olan, işler kötü göründüğünde bile her köşede bir gökkuşağı olduğudur tam yol ileri pürüzsüz deniz yolculuğundan başka! | Open Subtitles | لكن المغزى أنّه إذا كانت الأمور تبدو مشؤومة... فثمّة ''قوس قُزح = بصيص أملٍ'' بجنبات كلّ دربٍ، إضافة للإبحار السلس صوب الأفُقِ! |
| ama önemli asıl demek istediğim, bir koruma işinden ofis işine geçişim bir seneden az sürede oldu. Oldukça etkileyici. | Open Subtitles | لكن المغزى هنا، أني انتقلت من منصب حارس إلى مكتب في أقل من سنة |
| ama önemli olan beni seçmezdi. | Open Subtitles | لكن المغزى هنا، أنّني لن أختارني |
| Ne dediğimi biliyorum ama önemli olan alışkanlığını yavaş yavaş bırakman. | Open Subtitles | {\pos(190,220)} أعلم ما قلت، لكن المغزى هو طرد المخدّر منك ببطء. |
| Evet, ama önemli olan, özellikle bugün üzgünüm çünkü Ginny teyze öldü, ve bugün üzücü bir gün. | Open Subtitles | نعم ، لكن المغزى هو أني حزينة اليوم خصوصاً لأن العمة (جيني) ماتت وهذا يوم حزين |
| ama önemli olan şu ki Jack... | Open Subtitles | لكن المغزى الرئيسي، يا (جاك)، |