| Ayak parmaklarımın arasında çiğ damlalarını hissetmek için çıplak ayakla... | Open Subtitles | أريد أن أجري عاري القدمين لكي أشعر بقطرات الندي بين |
| Ki o zamanlar kendimi iyi hissetmek için birilerini dövebiliyordum. | Open Subtitles | على الأقل حينها كان يمكنني أن أضرب شخصاً ما لكي أشعر بتحسن |
| Kendim hakkında daha iyi hissetmek için galiba. | Open Subtitles | لكي أشعر شعوراً أفضل حيالي، أعتقد. |
| Tamam, ama daha iyi hissetmem için ne yapmalıyım? | Open Subtitles | حسناً, و لكن ما الذي يجب أن أفعله لكي أشعر بتحسن ؟ |
| Kendimi iyi hissetmem için, bulabildiği tüm beyaz eti getirecekmiş. | Open Subtitles | قالت أنها سوف تأتي بجميع أنواع اللحوم البيضاء لكي أشعر بتحسن أكبر حيال وضعي |
| Bağlı hissetmek için bunlara ihtiyacım yok. | Open Subtitles | لا تلزمني تلك الأشياء لكي أشعر بالتواصل |
| Korku dışında bir şeyler hissetmek için. | Open Subtitles | لكي أشعر بشئ بجانب الخوف |