| Filoyu Dünya'ya götürdüğüm sırada her şey öylesine belirgindi ki... | Open Subtitles | حينما كُنت اقود الأسطول للارض , بدى كل شيء واضحاً |
| Ama önce 3,7 milyar mil uzaktan Dünya'nın bu fotoğrafını çekti. | Open Subtitles | لكن قبل ذلك، ألتقطت صورة للارض على بعد 3.7 مليار ميل |
| Abydos ağ içindeki Dünya'ya en yakın gezegen olabilir. | Open Subtitles | من الممكن ان ابيدوس اقرب الكواكب للارض في الشبكه. |
| Eski bir inanışa göre cini uyandıran kişiye üç dilek hakkı verilir. Üçüncü dilek gerçekleştiğinde cinin temsilcileri Dünyaya gelecek. | Open Subtitles | وفى تلك الحالة يمكن ان نمنع الشر ونعيد للارض حريتها |
| Bir gemideyiz, ama Dünyaya göre nerede olduğumuza dair bir fikrimiz yok. | Open Subtitles | نحن علي سفينة لكن ليس لدينا فكرة عن مكاننا بالنسبة للارض |
| Gerek yok. Bu kadar küçük nesneleri Dünya'ya gönderiyoruz. | Open Subtitles | لا حاجة لذا , مواد ذلك الشس الصغير يمكننا فقط ان نرسله للارض |
| Sadece, sonraki Dünya iletişimi için istenenleri indirdim.. | Open Subtitles | واردت ان اعطي بعض النتائج حتى يتم ارسلها للارض فى الارسال القادم. |
| Bir gemideyiz, ama Dünya'ya göre nerede olduğumuza dair bir fikrimiz yok. | Open Subtitles | لكن ليس لدينا اي فكرة عن موقعنا بالنسبة للارض. |
| Bugün ben de Dünya'ya rapor vereceğim ve sizin versiyonunuzun üzerinde şüphe uyandırabilir. | Open Subtitles | أنا أقرر أن أقوم بالملف الخاص بى للارض فى وقت متأخر اليوم وأنه ربما يسبب بعض الشكوك على اصدارك الاخير للأحداث |
| Beklenmedik bir şekilde Dünya'ya gitmesi falan? | Open Subtitles | عودته للارض عبر الاحجار مخالفاً المخطط له؟ |
| Tanrı'lar Dünya'ya onları izlemeye ve cenneti kimin hak ettiğini görmek için dönerler. | Open Subtitles | الله تشكل في صورة المسيح ونزل للارض ليرى ماذا يصنعون ويقرر من يستحق الجنة |
| "Dünya'ya bağlı kalın, size dünyadakinden daha üstün umutlardan söz edenlere inanmayın." | Open Subtitles | سنبقى اوفياء للارض ولا نصدق أولئك الذين يتحدثون اليك بامل عن عالم اخر |
| Bu hem de amino asitlerin olduğu yerde ne bulduğun Dünya sisteminde çok zor. Ama orada yaşam yok. | TED | وذلك ايضاً قوي -- تجده في أنظمة مشابهة للارض حيث توجد احماض امينية لكن بدون وجود حياة |
| Dünya'ya geri götürülemeyecek kadar büyükleri. | Open Subtitles | الضخمة جدا عن النقل للارض |
| Dünya'ya gitmek için kullanacaklar. | Open Subtitles | انهم سيتجهون للارض. |
| Owen onların Dünya için daha iyi olduğunu söylemişti. | Open Subtitles | اوين يقول انه افضل للارض |
| Bir gemideyiz, ama Dünyaya göre nerede olduğumuza dair bir fikrimiz yok. | Open Subtitles | لكن ليس لدينا اي فكرة عن موقعنا .بالنسبة للارض هذه السفينة ممكن ان تكون اهم اكتشاف للانسانية |
| Tanrı Dünyaya yeniden geldi ve meleklerini vahiy için görevlendirdi. | Open Subtitles | الالهة عادت ثانية للارض والملائكة وزراء الرجال |
| Danny McBride'a hareket çektiği anda Dünyaya geri düşmeye başladı. | Open Subtitles | رفع اصبعه بوجه داني مكبرايد وبعدها تم القائه مرة اخرى للارض - حسنا توقف عن الحركة - |
| Dünyaya cenneti getirmek için burada. | Open Subtitles | انه هنا لجلب الجنه للارض |
| Dünyaya cenneti getirmek için burada. | Open Subtitles | انها هنا لتجلب الجنه للارض |