| Gerçekten Onunla konuşmam lazım. | Open Subtitles | أنني حقا في حاجة للحديث معها |
| Onunla konuşmam gerek. | Open Subtitles | لست بحاجة للحديث معها. |
| Aslında onunla konuşmak için kendimde o cesareti hiç bulamadım. | Open Subtitles | ولكن لم نقدر على التقرب منها مسافه كافيه للحديث معها. |
| onunla konuşmak için bahane edeceğin ve amacın için "kazara" teslim aldığın mektubu unutma. | Open Subtitles | لا تنس البريد الذي أخذته بالصدفة عمدا ً ليكون لديك عذر للحديث معها |
| Onunla konuşman lazım. | Open Subtitles | تحتاج للحديث معها |
| Onunla konuşman lazım. | Open Subtitles | تحتاج للحديث معها. |
| Sanırım onunla konuşmanın zamanı geldi tatlım. | Open Subtitles | اظن انه الوقت المناسب للحديث معها, حبيبتى |
| Ron, bunun onunla konuşmanın bir yolu olduğunu gerçekten sanmıyorum. | Open Subtitles | ... رون) ، أنا حقاً لا أعتقد) أن هذه هي الطريقة المناسبة للحديث معها |
| - Onunla konuşmam gerek. | Open Subtitles | أحتاج للحديث معها |
| - Tamam, Onunla konuşmam lazım. | Open Subtitles | -حسنا,أنا ذاهب للحديث معها. |
| - Onunla konuşmam lazım! | Open Subtitles | أحتاج للحديث معها! |
| Belki onunla konuşmak için gitti ve işler kızıştı, eline geçirdiği en yakındaki şeyle, ona vurdu. | Open Subtitles | ربما ذهب للحديث معها واحتدمت الأمور فأمسك بأقرب شيء إليه وضربها به |
| Sadece onunla konuşmak istiyoruz. | Open Subtitles | نريد فقط للحديث معها. |
| Martha, onunla konuşmak için, şu an yolda. | Open Subtitles | و(مارثا) في طريقها للحديث معها الان |