| Botanik kitabım diyor ki mavi zakkum sürüngenler için zehirlidir, ve ejderhalar da sürüngen. | Open Subtitles | كتابى عن النبات يقول أن الدفلى الأزرق سام للزواحف والتنانين زواحف |
| Becerikliliğiniz için buradasınız sürüngen sevginiz için uygun olduğunuz için, ama daha önemlisi kuzeydeki komşumuza nefretinizden dolayı. | Open Subtitles | أنتم هنا بسبب براعتكم وحبكم للزواحف وتوافركم لكن الأهم |
| Yani, keratinleşmiş dış yüzeyi ele alırsak bu şey bir sürüngen. | Open Subtitles | (بسبب طبقة الـ (ستراتم كورنيوم المتقرنة بشدة يبدو انها تعود للزواحف |
| Timsahların kökeni, 70 milyon yıldan da öncesine, sürüngenler çağına dayanır. | Open Subtitles | تمتد التماسيح من العصر الذهبي للزواحف قبل أكثر من 70 مليون سنة مضت |
| Hayvan barınağında egzotik sürüngenler için yer yokmuş. | Open Subtitles | مأوى ألحيوانات لا يوجد لديهةمكان للزواحف الغريبة |
| Kraliyet sürüngen sığırtmacınız mı var? | Open Subtitles | لديكي صائد ملكي للزواحف |
| Hayvanat bahçesinde sürüngen evi yoktur ki. | Open Subtitles | -حديقة المدينة ليس فيها بيت للزواحف |
| Bana tüyler ürpertici sürüngen bir evde yaşadığını söylememiştin Finchy. | Open Subtitles | لم تخبرني أنّك تعيش في منزل للزواحف يا (فينشي). |
| sürüngenler için bu dönem çok önemli. | Open Subtitles | للزواحف هذا وقت الكثير كلّ أيضا ملخص |
| Onlar çok güzeldir, yumuşak, uzun ömürlü ve sürüngenler için zehirlidir. | Open Subtitles | إنهم جميلات جدًا ناعمة ، ودائم... . وسامة للزواحف |
| Ama sürüngenler için durum farklıydı. | Open Subtitles | لكن بالنسبة للزواحف كانت القصة مختلفة |
| sürüngenler için umutsuz bir zaman. | Open Subtitles | وقت يائس للزواحف |
| sürüngenler kalbimizde özel bir yere sahiptirler. | Open Subtitles | للزواحف مكانة فريدة في قلوبنا |