| Ama şimdi bir çözümümüz var. yemek pişirme yakıtı üretmek için tarımsal atıkları kullanmak. | TED | ولكن الآن لدينا طريقة تستخدم بقايا مواد زراعية لصنع وقود للطهي. |
| Önceden yemek pişirme ve aydınlatma için gaz yağı kullanıyordu, samandan bir adada gaz yağı. | TED | قبل ذلك، تم استخدام الكيروسين للطهي والإضاءة، الكيروسين على جزيرة قش. |
| Birkaç yemek pişirme dersi alacağız ve harika bir antika fuarı var. | Open Subtitles | نحن نأخذ دروس للطهي وهناك ذلك المعرض الرائع للقطع الأثرية |
| Annem yemek pişirmek için bir neden bulduğuna çok sevinecek. | Open Subtitles | ستشعر أمي بسعادة غامرة إذا وجدت سبباً للطهي |
| ve yemek pişirmede kullanmak için fazla çabuk yanıyor. | TED | فتحترق بسرعة حيث لا يمكنك استخدامها للطهي. |
| Benim dileğim her bir çocuğu yemekler konusunda eğitecek güçlü ve sürdürülebilir bir harekete yardımcı olmanız aileleri tekrar yemek pişirme konusunda özendirmeniz ve her yerdeki insanları şişmanlıkla savaşta yüreklendirmeniz. | TED | أمنيتي لكم هي المساعدة في حركة قوية ومستدامة لتعليم كل طفل حول الغذاء، ولإلهام الأسر للطهي مجدداً، وتعزيز الناس في كل مكان لمكافحة السمنة. |
| Birçok okul yemek pişirme ekipmanlarını atıp basit ve ucuz yemek endüstrisine dönerek çocukların sevdiği ve ısıtılıp servis edilen yiyecekler verdiler. | Open Subtitles | العديد من المدارس تخلصوا من معداتهم للطهي وتوجهوا إلى صناعة الأغذية لجعل الغداء رخيص وبسيط أطعمة الطفل المفضلة يمكن تسخينها وتقديمها |
| yemek pişirme müsabakası düzenlediğim zaman Bayan Geeta gelip yarışabilir. | Open Subtitles | سيدي، عندما أنظّم مسابقة للطهي سأستدعي الآنسة (جيتا) بكل سرور |
| Günün birinde yemek pişirme müsabakası yaparsam o zaman getirirsin Geeta Hanımı. Güreş bu! | Open Subtitles | سيدي، عندما أنظّم مسابقة للطهي سأستدعي الآنسة (جيتا) بكل سرور |
| Bana göre, yemek pişirme pratiği benim uçma şeklim. | Open Subtitles | \u200fحسب تفكيري، الطريقة اليدوية للطهي... \u200fهي طريقتي المثلى. |
| Sonra bir makine gerekir, burada gördüğünüz gibi, pişirmek için kullanabileceğiniz -- bir indiksiyon makinesi. | TED | بعد ذلك سنحتاج إلى آلة، كالتي ترونها هنا يمكن أن نستخدمها للطهي -- آلة تحريض |
| Muhtemelen sadece pişirmek için kullanılmadığını biliyorsun, değil mi? | Open Subtitles | تعلم أنّه لا يستخدم للطهي فقط ، صحيح؟ |
| Bu, onların yemek pişirmek için kullanabildikleri tek şey. | Open Subtitles | وهذا هو مصدرهم الوحيد من الطاقة للطهي |
| Ahırlardan toplanarak güneşte kurutulan gübreler yemek pişirmede kullanılacak. | Open Subtitles | فضلات الأبقار تجفف تحت أشعة الشمس و ستسخدم كوقود للطهي |
| bay lamba yemek pişirmede altın madalya kazandım ben | Open Subtitles | لقد منحتني الأكاديمية الدولية_BAR_ للطهي الميدالية الذهبية |