ويكيبيديا

    "للعبور" - ترجمة من عربي إلى تركي

    • geçmek için
        
    • geçiş
        
    • geçmenin
        
    • sıçrama
        
    • Sıçramaya
        
    • geçit
        
    • geçmeye
        
    • karşıya
        
    • sıçramak
        
    • geçildiği
        
    Düşündüğüm şeyi yapıyorsanız eğer sınırı geçmek için en yer orası. Open Subtitles إن سرت بحسب ما أفكر أنك فاعل، فذلك أفضل مكان للعبور.
    Düşündüğüm şeyi yapıyorsanız eğer sınırı geçmek için en yer orası. Open Subtitles إن سرت بحسب ما أفكر أنك فاعل، فذلك أفضل مكان للعبور.
    Birinci sınıf geçiş kartı olmadan kimse şehre girip çıkamaz ve bende bile bu kart yok. Open Subtitles لا احد يستطيع الدخول أو الخروج الإ بإذن للعبور من الدرجة الأولى , ولا أستطيع الحصول عليه لك
    Eminim ki avluda gezinirken, sınırdan fark edilmeden geçmenin en iyi yolunu sorup soruşturmuştur, o yol da bu işte. Open Subtitles أضمن لك أنه حام حول المنطقة، ليجد أفضل الطرق للعبور خلسة هذا ما أريده، سأهاتف دورية الحدود
    - Çatışma alanının dışında... - ...bir sıçrama noktası belirleriz. Open Subtitles سنحدد نقطة للعبور إليها بعيدة بما فيه الكفاية عن منطقة القتال
    Karışık filo hazır olduğunu onaynıyor ve dönüş yapıp ilk Sıçramaya hazırız. Open Subtitles , سرب مهمة البحث والإنقاذ أكد الفحص وسنرسو هنا ونستعد للعبور الأول
    Bunlar da Meksiya giden üç ana geçit değil mi? Open Subtitles وهذه هي الطرق الثلاث الرئيسية للعبور إلى المكسيك؟
    Avrupa'dan Asya'ya geçmeye hazırlanan şu adamın haline bakın daha bir koltuktan ötekine bile geçemiyor. Open Subtitles -هذا هو الرجل الذى يستعد للعبور من اوربا الى اسيا -ولكنه لايستطيع العبور من اريكة الى اخرى
    Onları Styx Nehri'ne geçmek için Ölü nün ağzına para koyarlardı Open Subtitles اذا وُضِعت عملة معدنية بفم شخص ميت للعبور عبر نهر ستيكس
    Ne kadar düşünsem de, ne kadar kafamı zorlasam da, geçmek için yol bulamadım. Open Subtitles لا يوجد طريق للعبور مهما كنت مبدعا مهما كانت مصادرى
    geçmek için görünmezlik moduna gireceğim. Geçidi tuşla. Open Subtitles سأخرج من وضعية الإخفاء للعبور إجر الإتصال
    İçeriye geçmek için güvenlik kartı gerekiyor. Open Subtitles جميعها ذات أقفال ألكترونية تحتاج للعبور منها لـ بطاقات ممغنطة
    Durumu gözden geçirdim, güvenlik riski var mı diye baktım ve temiz olduğu için ona geçiş izni verdim. Open Subtitles أنا أقول أنني فتّشته في حالة حصل أنه لم يكن هناك مخاطر أمنية, و رصدته للعبور.
    Sıcak hava akımları kayalardan yükselip, anakaraya geçiş için onlara ihtiyaç duydukları yükselmeyi sağlıyor. Open Subtitles ارتفاع الدوائر الحرارية من الصخور يعطيهم الدّفع الّذي يحتاجون له للعبور الى لليابسة.
    Havza hemen bu dönemecin ardında. geçiş için tek yol bu. Open Subtitles الحوض خلف ذلك الإنحناء، وهذا هو الطريق الوحيد للعبور.
    geçmenin yolu yok! Open Subtitles لا يوجد طريق للعبور يمكننا أن نعبر
    Nehri tek başımıza geçmenin bir yolunu bulmalıyız. Open Subtitles علينا أن نجد طريقة للعبور وحدنا
    Tüm mürettebat, sıçrama için geri sayım dört, üç, iki, sıçrayın. Open Subtitles لكل الوحدات إستعداد للعبور خلال أربعة , ثلاثة
    Bütün mürettebat, sıçrama için geri sayım, 10... Open Subtitles لكل الوحدات الإستعداد للعبور خلال عشرة
    Gemi Sıçramaya hazırlanıyor. - Diğer tarafta hemen havalanacağız. Open Subtitles , السفينة تستعد للعبور سننطلق للجانب الأخر
    Güneyde Hindistan'a giden dışında başka bir geçit yok. Open Subtitles ولا يوجد أي مجال للعبور ما عدا باتجاه الجنوب، نحو الهند
    Öbür tarafa geçmeye hazır değilim. Open Subtitles أنا لست مستعدة للعبور حتي الأن.
    Hedge'in yakıt göstergesi boş olduğu için Etik'i karşıya uçuramayacak, yani tek seçenek bir köprü yapmak. TED لأن خزان الوقود الخاص بهيدج فارغ لا يمكنه أن يطير بإيثيك للعبور، إذًا الحل الوحيد هو صنع جسر للعبور.
    Eğer böyle bir şey olursa son yakıtımızı en yakındaki gezegenler sistemine sıçramak için kullanacağız. Open Subtitles ... في حالة حدث ذلك ...فسنستخدم اخر كمية وقود لدينا للعبور الي اقرب مسار كوكبي
    - Yıllardır sınırın geçildiği en iyi yerdi. Open Subtitles لسنوات عديدة كانت أفضل منطقة للعبور

    الكلمات والعبارات الأكثر شيوعا

    عربي-تركي: 10k، 20k، المزيد | تركي-عربي: 10k، 20k، المزيد