| Ama Midland maçına kadar oynamaya hazır olacağız. | Open Subtitles | لكن عندما يحين الوقت للعب مع ميدلاند لي سنكون مستعدين أيها المدرب |
| Okuldan sonra bazı çocuklar beni oyun oynamaya çağırdı. | Open Subtitles | لقد دُعيت للعب مع بعض الفتيان بعد المدرسه |
| Herpetoloji Derneği'ndeki o züppelere oyun oynamak için ona öyle bir ad verdim. | Open Subtitles | دعوتة ذلك فقط للعب مع الاشخاص المغرورين . تحت فى المجتمع الأقطاعى |
| Ben süpermarket korumalarıyla oynamak için fazla yaşlıyım. | Open Subtitles | أنا كبير جداً للعب مع حرّاس السوق المركزية. |
| Tasarladığımdan beri bu yaramaz çocukla oynama fırsatım olmamıştı. | Open Subtitles | لم تسنح لي الفرصة للعب مع هؤلاء الاشخاص السيئين منذ أن صممته |
| Cameron ile oyun randevumuz olduğunu unutma olur mu? | Open Subtitles | اذن أتذكر ان لدينا موعدا للعب مع كاميرون |
| Oy, e, neden gidip kutup ayılarıyla oynamıyorsun... ya da arkadaşlarınla? | Open Subtitles | لماذا لا تذهب للعب مع الدببة القطبية أو الزنوج |
| Daphne, tekrar Mustanglar için oynayacak olman çok iyi olmuş | Open Subtitles | دافني، من الجيد رؤيتك تعودين مجددا للعب مع فرق المستانقز. |
| Artı, küçük kardeşimle oyun oynayacağım. Sen fazla mutlu olmamış gibisin. | Open Subtitles | .بالاضافه, سيكون لدي فرصه للعب مع اخي الصغير .لا تبدو سعيدا جدا حول هذا |
| Artık, sıradan insanlarla oynamaya dönmek zorundayım. | Open Subtitles | والآن عليّ العودة للعب مع الأشخاص الطبيعين |
| Yani onlarla birlikte Barney izlersin, burunlarından yemek çıkarırsın parka oynamaya gidersin ve ben de işe gidip, yaşıtım insanlarla sohbetler edip keyfime bakarım. | Open Subtitles | وتصطحبهم للعب مع قرنائهم بينما سأعمل أنا وأتبادل الحديث مع أشخاص في مثل سني وأستمتع بحياتي |
| Bunları boş verip diğer çocuklarla oynamaya ne dersin? | Open Subtitles | ما رأيك بأن تنسى الموضوع و اذهب للعب مع الفتية الأخرين |
| Sabah Ramona'yla oynamaya çıktığımda... | Open Subtitles | وفي الصباح الباكر عندما ذهبت للأعلى للعب مع رامونا |
| Çocuklarla oynamak için yeterince sağIıklı olsun | Open Subtitles | يحب الأطفال ويريدهم عفي بما يكفي للعب مع الأطفال |
| Büyük erkeklerle oynamak için hazır değilsin çocuk! | Open Subtitles | انت غير جاهز للعب مع الكبار ، ايها الطفل |
| Dinozorlarla oynama zamanı değil, canım. Sıvışalım buradan. | Open Subtitles | لا يوجد وقت للعب مع الديناصورات يا عزيزتي، لنغادر بسرعة. |
| Bekle. Eva, yemeğinle oynama dedim sana! | Open Subtitles | إيفا، كم مرة أنا وليس للعب مع الطعام. |
| - Bak, Gerald zaten Theo ile oyun günü planladı. - İlginç. | Open Subtitles | . "أسمعي,"جيرالد" لديه موعد للعب مع "ثيو - . مثير - |
| Amy, Ashley'nin kardeşi Isabel'e kötü davranıyor ve Amy'nin Sydney ile oyun günü ayarlaması onların kavga etmesine neden olur. | Open Subtitles | حسناً ، (أيمي قـ) لقد كانت لئيمة مع (إيزابيل) التي تكون إخت (أشلي) و إذا قضت (أيمي قـ) موعداً للعب مع (سيدني) |
| Şimdi, Stewie, neden gidip diğerleri ile oynamıyorsun? | Open Subtitles | والآن ستيوي لماذا لاتذهب للعب مع الاخرين؟ |
| Neden ailenin diğer üç yeteneksiz üyesiyle oynamıyorsun: | Open Subtitles | لماذا لا تذهبين للعب مع الثلاثة الأعضاء الغير موهوبين في عائلتنا ؟ |
| Ichi'nin senin gibi budala bir gorille oynayacak vakti yok. | Open Subtitles | ليس لدى ايتشى وقتاً للعب مع قرداً ضخماً مثلم |
| Köpekle biraz oynayacağım. | Open Subtitles | سأذهب للعب مع هذا الكلب. |